Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2745 E. 2026/4992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2745
Karar No
2026/4992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2342 E., 2025/727 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E., 2022/1050 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.11.2015-31.01.2019 tarihleri arasında davalı ... AŞ bünyesinde diğer davalı ... Hazır Beton İnşaat Taşımacılık San. ve Tic. AŞ 'ye (... Şirketi) bağlı olarak beton pompa operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, karşılığı ücretin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının diğer davalı ... Şirketinin çalışanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının talep edilen alacaklara hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından küçülmeye gidilmesi nedeniyle feshedildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığının anlaşıldığı, davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık ücretli izin haklarının kullandırıldığı veya karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesinde yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ücrete dâhil olduğuna dair hüküm bulunmakta ise de iş sözleşmesinde fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceği yönündeki kuralın geçerli olabilmesi için kararlaştırılan ücretin, asgari ücrete ilave olarak aylık 22,5 saat fazla çalışmanın zamlı kısmını aşacak şekilde belirlenmesi gerektiği, bu nedenle fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönünde düzenlemenin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunduğu, davalı ... AŞ'nin ünvanının karar başlığında hatalı yazıldığı ancak bu durumun maddi hataya dayandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının diğer davalı ... Şirketinin çalışanı olduğunu, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, 4. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini, 5. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2745, K. 2026/4992, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2745-e-2026-4992-k-0dc2f6a3f9a0