Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2464 E. 2026/4958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2464
- Karar No
- 2026/4958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2855 E., 2025/2950 K. DAVA TARİHİ : 19.10.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 49. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2015-13.08.2021 tarihleri arası davalıya ait işyerinde yüzme eğitmeni olarak asgari ücretle çalıştığını, çalışmasının vardiya usulü olup pandemi öncesinde haftada 10 saat çalıştığını, 13.08.2021 günü Genel Müdürün kendisini odasına çağırarak hakaretler edip istifasını istediğini, müvekkiline mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, istifa etmeyince Genel Müdürün müvekkilinin üzerine yürüyerek işten kovduğunu, davacının işyerinden ayrılmaması üzerine polis çağrıldığını ancak herhangi bir işlem yapılmadığını, daha sonra davacının Kod (45) (İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması) ile işten çıkartıldığını, bu nedenle davacının sicilinin zedelendiğini, davacının herhangi bir hakareti bulunmadığını, davacıya verdiği yüzme dersleri için ders ücretinin yarısının katma değer vergisi kesintisi sonrası prim olarak ödendiğini, bu primlere dair de alacağı bulunduğunu, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, haftada 60 saat çalıştırılmasına rağmen fazla çalışmasının ödenmediğini, 15 günlük ücret alacağı bulunduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile manevi tazminat, ücret, prim, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 13.08.2021 tarihinde Genel Müdür M.A'nın davacıyı odasına çağırarak işle ilgili genel uyarılarda bulunduğunu, davacının Genel Müdürü terslediğini, Genel Müdürün kendisini uyararak odadan çıkıp işinin başına dönmesini istediğini, davacının odadan çıkmadığını, daha sonra Müdürün boğazına sarılarak darp girişiminde bulunduğunu, muhasebe müdürü S.A'nın araya girip davacıyı uzaklaştırdığını, davacının bu sırada "Erkeksen aşağı in otoparka gel, ağzını burnunu bir dağıtayım, erkekliğini tesiste mi yapıyorsun?" dediğini, daha önce de benzer davranışları olan davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının polis nezaretinde işyerinden çıkartıldığını, işyerinin Covid-19 salgını nedeniyle 2020 Mart-2021 Haziran dönemleri arasında kapalı olduğunu, davacının kısa çalışma ödeneğinden yararlandığını, ek ücret/prim uygulaması bulunmadığını, vardiyaların günde 7,5 saat çalışılacak şekilde düzenlenip 1 saatlik ara dinlenmesini de içerdiğini, nadiren fazla çalışma yapıldığını, fazla çalışma veya ulusal bayram ve genel tatil çalışması yapılması hâlinde bordroya yansıtılarak ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada, davacı tanıklarının sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen olaya görgü şahidi olmadıkları, davalı tanıklarının ise olaya görgü şahidi oldukları, davacı ile Şirketin Genel Müdürü arasında tartışma olduğu ve davacının Şirket Genel Müdürüne "Yiyorsa otoparka gel." şeklinde ifade kullandığının tanık beyanlarından anlaşıldığı, davalı tarafın sözleşmenin feshi yönünden iddialarının tanık beyanları ile desteklendiği, kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi gerektiği, davacının kullandırılmayan yıllık izinlerinin olduğu, ücret alacağının ödendiği, işyerinde prim uygulaması olduğunun ispat edilemediği, davacının fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeksizin feshedildiğini, Mahkemece hükme esas alınan tanığın işyerinde Genel Müdür sıfatını taşıdığı ve işten çıkarma yetkisine sahip olduğunu, dolayısıyla feshin tarafı niteliğindeki bu kişinin tanık olarak dinlenmesinin ve beyanına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, 2. Müvekkiline usulüne uygun şekilde fesih bildirimi yapılmadığını, 3. Müvekkilinin ders verdiği kişiler tarafından imzalanan evraklar ile prim alacağının ispat edildiğini, 4. Müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden hatalı işten çıkış kodu ile feshedildiğini, hakarete uğradığını, bu nedenle manevi tazminata hak kazandığını, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve prim alacağının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.