Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2646 E. 2026/4967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2646
Karar No
2026/4967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/258 E., 2026/120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2024/177 E., 2025/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde park ve bahçelerde beden işçisi olarak çalıştığını, siyasi saiklerle istifaya zorlanmak üzere hakkında asılsız şekilde başlatılan disiplin soruşturması neticesinde 24.05.2024 tarihinde iş sözleşmesinin haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Belediyenin ihale yoluyla iş verdiği firmalar nezdinde ve en son diğer davalı Şirket bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin görevinin gereklerine aykırı davranması ve sahte belge düzenlemesi nedeniyle feshedildiğini, zira davacının Muayene Kabul Komisyonu üyesi sıfatıyla zirai ilaçların alınmadan, muayene ve kabulü yapılmadan gerçeğe aykırı rapor düzenlediğini, yapılan inceleme sonucunda zirai ilaçların müdürlük deposunda bulunmadığının ve depoya girişinin gerçekleşmediğinin tespit edilmesi üzerine tutanak tutularak davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını, disiplin soruşturması sonucunda işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi disiplin ceza cetvelinin 40. maddesinde belirtilen ''Sahte belge düzenlemek, belgede değişiklik yapmak'' eylemime uyan davranışı uyarınca yapılan feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Belediyesi Personel AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.04.2018 tarihinde davalı Şirket nezdinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin görevinin gereklerine aykırı davranması ve sahte belge düzenlemesi nedeniyle feshedildiğini, zira davacının Muayene Kabul Komisyonu üyesi sıfatıyla zirai ilaçların alınmadan, muayene ve kabulü yapılmadan gerçeğe aykırı rapor düzenlediğini, yapılan inceleme sonucunda zirai ilaçların müdürlük deposunda bulunmadığının ve depoya girişinin gerçekleşmediğinin tespit edilmesi üzerine tutanak tutularak davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını, disiplin soruşturması sonucunda işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi disiplin ceza cetvelinin 40. maddesinde belirtilen ''Sahte belge düzenlemek, belgede değişiklik yapmak'' eylemime uyan davranışı uyarınca yapılan feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çavuş olarak çalışmakta iken 16.04.2024 tarihinde beden işçisi olarak görevlendirildiği, iş sözleşmesinin Muayene Kabul Komisyonu üyesi olarak söz konusu zirai ilaçlar alınmadan, muayene ve kabulü yapılmadan gerçeğe aykırı olarak Muayene Kabul Komisyonunda üye sıfatı ile imzasının bulunması sebebiyle 24.05.2024 tarihinde feshedildiği, davacının 02.02.2024 tarihli "Muayene Kabul Komisyon Raporu" ve "Taşınır İşlem Fişi" başlıklı belgelerde imzasının bulunduğu, davacının savunmasında kendisine kalemde imzalaması gereken evrak olduğunun söylenmesi üzerine evrakı imzaladığını, C.S'nin evrakın şekil şartı sağlanması adına imzasının alındığını beyan ettiğinin görüldüğü, davacı tanığı N.A'nın "... çavuşların görevi işçileri takip etmektir, biz işçinin işe gelip gelmediğini ve görevlendirdikleri yerlere gidip gitmediğini kontrol eder ve başlarında dururduk, tek görevimiz buydu, malzeme alma yetkimiz yoktu, bizi belediyeden çağırdıklarında imza atılacak belgeler var deniliyordu, biz de atıyorduk, davacı da bu şekilde imzaları atmıştır, kendi görevinde olan hususlar değildir davacı attığı imzalarla belediyeyi herhangi bir zarara sokmamıştır, çünkü yetkisi de yoktur," şeklindeki; davacı tanığı F.P'nin "... çavuşların malzeme satın alma yetkisi yoktur, sadece bu yetkili kişilerin eksikliğinden dolayı imza tamamlamak amacıyla bize imza attırılmaktaydı, malzemeleri kontrol etmek gibi bir görevimiz de yoktu, depodaki malzemeleri kontrol etmek gibi bir görevimiz de yoktu," şeklindeki; davalı tanığı H.C.A'nın "... memur eksikliğinden dolayı davacıya imza attırılmış da olabilir." şeklindeki beyanları ile davalılarca davacının Muayene Kabul Komisyonu üyesi olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığı dikkate alındığında; davacının imzaya yetkili olduğunun ve depoya gelen ilaçları kontrol etmeye ilişkin bir görevinin bulunduğunun ve kontrol yetkisine sahip olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli sebeple feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Muayene Kabul Komisyonu üyesi olduğunun, imzaya yetkili olduğunun, depoya gelen ilaçları kontrol etmeye ilişkin bir görevinin bulunduğunun ve kontrol yetkisine sahip olduğunun somut olarak ispatlanamamış olmasına göre İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları temyiz dilekçelerinde; 1. Davacının Muayene Kabul Komisyonu üyesi olarak görev yaptığı zirai ilaç alımı için doğrudan temin yöntemi ile ihaleye çıkıldığını ve ihale ile en uygun teklifi veren Şirket lehine 02.02.2024 tarihinde toplam 647.908,80 TL'lik fatura kesildiğini, 02.02.2024 tarihinde herhangi bir mal alımı olmaksızın, mal alınmış gibi Muayene Kabul Komisyonu raporunun düzenlendiğini, yüklenici firmaya bu faturadan kaynaklı olarak değişik tarihlerde toplam 342.325,00 TL ödeme yapıldığını; daha sonra yapılan araştırmada, söz konusu zirai ilaçların hiç teslim alınmadığının ve müdürlük tarafından kullanılmadığının tespit edildiğini, zirai ilaçların teslim alınmamasına rağmen, gerçeğe aykırı olarak Muayene Kabul Komisyonu Raporu ve Taşınır İşlem Fişi düzenlendiği için açılan disiplin soruşturması devam ederken yükleniciye ödenen toplam 342.325,00 TL'nin yüklenici tarafından müvekkili Belediyeye iade edildiğini, gerçeğe aykırı olarak Muayene Kabul Komisyonu raporunda üye sıfatıyla davacının imzasının olduğunun sabit olduğunu, gerçeğe aykırı düzenlenen belge nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını, 2. Dosya içindeki belge, tutanak ve dinlenen tanık beyanlarının büyük bir kısmının yok sayılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2646, K. 2026/4967, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2646-e-2026-4967-k-643112df62fc