Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2652 E. 2026/4968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2652
Karar No
2026/4968
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/396 E., 2026/121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2024/217 E., 2025/206 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar nezdinde sosyal yardım işleri müdürlüğünde idari işler şefi olarak çalışmakta iken 16.04.2024 tarihinde ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin günlük çalışma saatinin 11 saati bulduğu ve hatta aştığı zamanlar olmakla birlikte söz konusu alacakların ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti ile kıdem tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı Şirketin işçisi olduğunu, davacının fazla çalışma yaptığına dair görev yaptığı müdürlük tarafından herhangi bir bildirim yapılmadığından talebinin uygun görülmediğini, davacının iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 19. maddesi uyarınca Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde çavuş olarak çalışan davacının geçici olarak temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, davacının 25-26-27-29-30.04.2024, 02-03-04.05.2024 tarihlerinde işe gelmediğini, davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz ve bildirimsiz devamsızlığı nedeniyle 16.05.2024 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının hak kazanıp da ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Belediyesi Personel AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket bünyesinde 01.04.2018 tarihinde çalışmaya başladığını, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 19. maddesi uyarınca davacının geçici olarak temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, davacının 25-26-27-29-30.04.2024, 02-03-04.05.2024 tarihlerinde işe gelmediğini, davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz ve bildirimsiz devamsızlığı nedeniyle 16.05.2024 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının çalışmalarının puantaj kayıtları ile sabit olduğunu, ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... İnsan Kaynakları ve ... Müdürlüğünün 15.04.2024 tarihli görevlendirme yazısı ile yeterli personel bulunmaması sebebiyle ... Sendikası ile ... Belediyesi Personel AŞ arasında imzalanan 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin 19. maddesinde yer alan "... işçiler gerek duyulduğu takdirde, işveren tarafından işverene bağlı işyerlerinde, ihtiyaca göre muvafakat aranmaksızın geçici süreyle mevcut işi dışında çalıştırılabilirler. Bu süre altı (6) ayı geçemez." düzenlemesine istinaden davacının Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünde beden işçisi olarak çalışmakta iken Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevlendirildiği, her ne kadar görevlendirme yetkisi sözleşmeden kaynaklanmakta ise de bu yetkinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının keyfilik ve nesnellik açısından denetime tâbi tutulması gerektiği; zira işverenin sözleşmeden kaynaklanan değişiklik yapma yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin keyfi kullanılmaması, görevlendirmeyi zorunlu kılan objektif nedenlerin varlığının ortaya konulması gerektiği, davacı tarafça iş sözleşmesindeki görevlendirme yetkisinin siyasi saik güdülerek kullanıldığının ileri sürüldüğü, tanıkların yakın zamanlarda diğer birimlerden de Temizlik İşleri Müdürlüğüne fazla sayıda işçinin aynı şekilde görevlendirmesinin yapıldığını beyan ettikleri, davalı tanık beyanından da aynı dönemde temizlik işlerinden çıkarılan işçilerin de bulunduğunun anlaşıldığı, yine Mahkemenin 2024/191 Esas sayılı dosyasında M.Y. isimli işçinin 30.05.2024 tarihinde Temizlik İşleri Müdürlüğündeki personel fazlalığı sebebiyle işinin sona erdirildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla görevlendirmeyi zorunlu kılan objektif nedenlerin varlığının ortaya konulamadığı anlaşılmakla görevlendirmenin geçerli nedene dayanmadığı, davacının 6 iş günü içerisinde görevlendirmeyi kabul ettiği ispatlanamadığından temizlik işleri biriminde tutulan devamsızlık tutanaklarına itibar edilemeyeceği, dinlenen tanık beyanları uyarınca davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını ispatladığı, söz konusu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanmadığı, davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına, dosyadaki yazı bilgi ve belgelere, yapılan işin niteliğine, çalışma düzenine, kararın dayandığı delillere göre İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları temyiz dilekçelerinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin mazeretsiz ve bildirimsiz devamsızlığı nedeniyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin disiplin ceza cetvelinin 6. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, 2. Davacı tanıklarından A.G. ve U.D'nin davalılar aleyhine davası olması sebebiyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, puantaj ve çalışma çizelgeleri dikkate alındığında davacının fazla çalışma yapmadığının sabit olduğunu, çizelgeler altında imzası bulunan tanık H.Ç'nin gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yazılı delil olmaksızın fazla çalışma ücreti alacağının kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ve fazla çalışma ücreti alacağının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2652, K. 2026/4968, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2652-e-2026-4968-k-51ac651ba86b