Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2484 E. 2026/4970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2484
- Karar No
- 2026/4970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2885 E., 2025/3387 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/123 E., 2025/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Müdürlüğünün yol bakım onarım işlerinde alt işveren firma bünyesinde çalışmaya başladığı 04.02.2005 tarihinden kadroya geçtiği 24.06.2006 tarihine kadar muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında çalıştırıldığını, kadroya geçmeden önceki çalışmalarının da davalı işçisi gibi kabul edilmesi gerektiğini, ... Sendikası ile imzalanan 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 46. maddesine göre davalı işverenin davacıyı 15.07.2005 tarihinden sonra işe girmiş işçi gibi değerlendirerek EK 1-b ücret skalasına göre ücret ve diğer haklarını ödediğini ancak bu ücret skalasına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenle müvekkili davacının işe girdiği 04.02.2005 tarihinden itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespiti ile toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre EK 1-a ücret skalasına göre ücretinin tespiti ile eksik ücretlerinin hesaplanarak ödenmesi gerektiğini iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, ilave tediye, fark fazla çalışma, fark hafta tatili ile fark ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, muvazaa iddiasına ilişkin davaların işbu dava bakımından emsal teşkil edemeyeceğini, davacının İdareye verilen kadro ihdasına istinaden yazılı ve sözlü sınav neticesinde kadroya alındığını, bu sebeple işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin EK 1-b ücret skalasına göre ücret ve diğer haklarının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.02.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 04.02.2005-26.12.20 05... .01.2006-20.06.2006 tarihleri arasında davalı ... Müdürlüğünün alt ... nezdinde çalıştığı, 24.06.2006 tarihinden itibaren davalı nezdinde istihdam edildiği, davalı İdare ile dava dışı Şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin konularının sırasıyla "Karayolları 153. Şube Şefliği (...) yollarında kamyon ile muhtelif bakım ve kar mücadelesi hizmetlerinin yapılması işi", "Bölge Hudutları dahilinde idare malı araçlarda 21... gün iş makinesi operatörü, sürücü ve makinist yardımcısı çalıştırılması işi", "Karayolları 153. (...) ve 154. (Cide) Şube Şeflikleri Devlet ve İl yollarında kamyon ve işçi ile bakım, onarım hizmetlerinin yapılması işi" olduğu, söz konusu işlerin davalı İdarenin asıl işleri olduğu, aynı hizmet alım sözleşmesi kapsamında başka alt işverenler nezdinde çalışan işçilerin benzer taleplerle açtıkları davalarda muvazaaya ilişkin kabul kararlarının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının fark alacaklara hak kazandığı; ancak dinlenilen tanık beyanı ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçesiyle fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.06.2006 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığı; ancak 04.02.2005 -26.12.2005 tarihleri arasında ... İnş. Tur. Gıda Hay. Pet. Nak. Oto San. Tic. Ltd. Şti (... Şirketi) bünyesinde, hemen ardından 02.01.2006-31.03.20 06... .04.2006-20.06.2006 tarihleri arasında ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. (... İnşaat Şirketi) bünyesinde çalıştığı, dava dışı ... Şirketi ile Karayolları 153. Şube Şefliği (...) yollarında kamyon ile muhtelif bakım ve kar mücadelesi hizmetlerinin gördürülmesine yönelik, ... İnşaat Şirketi ile İdare malı araçlarda 21... gün iş makinesi operatörü, sürücü ve makinist yardımcısı çalıştırılmasına yönelik hizmet alım sözleşmelerinin yapıldığı, davacının da bu sözleşmeler kapsamında çalıştığı, ... İnşaat Şirketi ile yapılan ihale sözleşmesinin işçi teminine yönelik olduğunun sözleşme konusu yapılacak işten açıkça belli olduğu, her ne kadar muhtelif bakım ve kar mücadelesi hizmetleri konusunda davalı hizmet alımı yapabilecek ise de genel muvazaa kriterleri açısından da sözleşmenin muvazaalı kabul edilebileceği, nitekim davalı nezdinde şube şefi olarak çalıştığını belirten davacı tanığı İ.'nin yeminli beyanında işyerinde alt işveren Şirketlerin amir ve yöneticilerinin bulunmadığını, emir ve talimatlarının yine izinlerin İdarece verildiğini, işten çıkarmaların İdare talimatı ile gerçekleşebildiğini belirttiği, yine davalı nezdinde atölye işçisi olarak çalışan davacı tanığı A.K'nin talimatların davalı İdare tarafından verildiğini, alt işverenin sadece işçiyi sağladığını belirttiği dikkate alındığında, ihale sözleşmelerinin muvazaalı olduğu kabulünün yerinde olduğu, buna göre davacının 04.02.2005 tarihinde davalı işçisi olarak çalışmaya başladığı kabul edilerek fark alacakların hüküm altına alınmasının hukuka uygun olduğu, zamanaşımı def'inin de dikkate alındığı anlaşıldığından hüküm altına alınan fark alacaklarda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Farklı bir ihale sözleşmesi için yapılan muvazaa tespitinin bu dosyadaki ihalelerin muvazaalı olduğuna dair delil olmayacağını, 2. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun ve Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca belirtilen işlerin ihale yolu ile başka firmalara verilmesinin mümkün olduğunu, davalı İdarenin ihale makamı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı İdare ile dava dışı alt işveren Şirketler arasında usulüne uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak davacının talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.