Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2510 E. 2026/4969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2510
Karar No
2026/4969
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3286 E., 2025/2500 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2023/369 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 09.08.2022 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları ve sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden bildirilmesi sebepleri ile haklı nedenle müvekkilince feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; puantaj kaydı bulunan dönemler için söz konusu puantajlara göre kayıt bulunmayan dönemler için ise birlikte çalışılan dönem ile sınırlı olmak üzere tanık beyanları ile yapılan değerlendirme sonucunda davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının sabit olduğu, ödenmeyen işçilik alacağı sebebi ile yapılan feshin haklı nedene dayandığı, taleple bağlı kalınarak davacının 33 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki 08.08.2012 tarihli iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin miktarı ile ilgili sözleşmenin 16. maddesi hükmü dikkate alındığında yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun kabul edilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu; ayrıca fazla çalışma alacağının belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Mahkemece verilen süre gereği davacı tarafından talep artırım dilekçesi verildiği, buna göre fazla çalışma ücreti alacağı bakımından alacağın tamamı için dava açılmasına rağmen taleple bağlı şekilde fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle ve resen yapılan hesaplama uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, 2. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 3. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 4. Davacının feshini haklı nedene dayanmadığını, kıdem tazminatının reddi gerektiğini, 5. Davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, fazla çalışma ücretinin reddi gerektiğinii 6. Davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bakiyesinin ise ödendiğini, 7. Alacaklara uygulanan faizin türü ile başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2510, K. 2026/4969, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2510-e-2026-4969-k-aaf6bebb273d