Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2495 E. 2026/4974 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2495
Karar No
2026/4974
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2003 E., 2025/2226 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/447 E., 2021/6 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.02.2009 - 22.09.2010, 03.11.2012 - 19.09.2016 tarihleri arasında davalı nezdinde kamyon şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini, günde 4-5 saat uyku molası dışında yaş meyve ve sebze taşıması nedeniyle araç sürme, yükleme, boşaltma ve bekleme süreleri dâhil çalıştığını, haftanın 7 günü ve dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, son aya ilişkin ödenmeyen ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile yetki ve husumet itirazlarında bulunduklarını, davacının kendi isteği ile müvekkilini de zor durumda bırakmak suretiyle işi bıraktığını, trafiğe ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alındığında davacının yasal süreler dışında araç kullanmasının mümkün olmadığını, işyerinin hal olması nedeniyle hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmasının da mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile karşı dava olarak davacının, aracı içinde ürünler dolu iken terketmek ve getirilmesi gereken siparişlerin eksik temini ile müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ile ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. 2. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davalı tarafından sona erdirildiğini, zarara ilişkin iddiaların soyut nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.02.2009 - 22.09.20 10... .11.2012-19.09.2016 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde çalıştığı, ilk dönem çalışmasının davacının istifası ile sona erdiği dikkate alındığında tazminata esas hizmet süresinin 3 yıl 10... gün olduğunun kabulü gerektiği, tanık anlatımlarından davacının seferi esnasında taraflar arasında gerçekleşen telefon görüşmesinden sonra davacının işi bıraktığının anlaşıldığı, iş sözleşmesinin kim tarafından sona erdirildiğinin anlaşılamadığı durumlarda işçi lehine yorum ilkesi gereği işveren tarafından feshedildiğinin kabulü gerektiği, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı işveren tarafından ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü gerektiği, yine davacının yıllık izinlerinin kullandığı veya bedelinin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, tanık anlatımları uyarınca davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ancak karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanmadığı, ayrıca davacının bakiye ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istifa etmeyip ilk dönem iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak gerek tanık beyanları içeriği ve gerekse davacının el yazılı istifa dilekçesi içeriğinden ilk dönem iş sözleşmesinin davacının istifası ile sona erdiği, ikinci dönem iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın sona erdirildiğine ilişkin değerlendirme yerinde ise de ihbar tazminatı bakımından talep aşılmak suretiyle karar verildiği, yine asgari geçim indirimi alacağı yönünden davacı talebi aşılmak suretiyle karar verildiği; diğer yandan fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacağı bakımından takograf kayıtlarının dikkate alınması gerekirken işyeri çalışanı dahi olmayan davacı tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davacının sabit ücret ve sefer başına prim ile çalıştığı kabul edilmesine rağmen fazla çalışma ücreti alacağı hesabında esas alınan ücretin de hatalı belirlendiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davacının hafta tatili ücreti alacağı talebinin reddi ile diğer alacakların kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının cevap dilekçesinde ilk dönem çalışmanın sona ermesine ilişkin hiçbir sebep belirtmediğini, davacının sebepsiz yere istifa etmek suretiyle işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tazminatlara esas hizmet süresi bakımından her iki dönem çalışmanın birleştirilmesi gerektiğini, 2. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların aynı yerde aynı işi yapmaları nedeniyle tır şoförlerine uygulanan çalışma düzeni hakkında bilgileri olduğunu, davacı ile birlikte yol aldıklarını, aynı yerlerden mal alarak aynı yerde mola vererek taşıma yaptıklarını, bu sebeple ve işin niteliği de dikkate alındığında görgüye dayalı tanık anlatımlarına itibarla fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tazminatların hesabında esas alınacak kıdem süresinin tespiti ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2495, K. 2026/4974, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2495-e-2026-4974-k-740e01e8b581