Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2506 E. 2026/4973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2506
- Karar No
- 2026/4973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2958 E., 2025/3437 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/406 E., 2025/375 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 09.12.2005-23.09.2021 tarihleri arasında yurt içi tır şoförü olarak çalıştığını, son ücretinin net 4.500,00 TL sabit ücret ve aylık 2.500,00 TL sefer primi şeklinde olduğunu, haftada 7 gün 07.00-20.00 saatleri arasına çalıştığını, dinî bayramlar hariç tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerinin ağır nakliye işi ile uğraştığını, davacının sigortasız çalıştırılması ve işçilik alacaklarının eksik ödenmesinin söz konusu olmadığını, ücret alacaklarının eksiksiz şekilde banka aracılığıyla ödendiğini, karayolları taşımacılığının belirli saatler arasında yapılabilmesi nedeniyle davacının talep konusu alacaklara da hak kazanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.11.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, tır şoförü olarak çalışan davacının ücretinin aylık net 4.500,00 TL (brüt 6.294,58 TL) ile gidilen sefer başına verilen ortalama 110,00 TL'den, 8 günlük 880,00 TL'nin de ilavesi ile giydirilmiş brüt, 7.174,58 TL olarak kabulü gerektiği, davalı tanık beyanları da dâhil davacının iki haftada bir hafta tatili izni kullanmak suretiyle günlük 9 saat araç kullandığı, dinî bayramlar hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğinin sabit olduğu, söz konusu çalışmaların karşılığı ile 2021 yılı Eylül ayına ilişkin 23 günlük ücret alacağının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanmadığı, işçi feshinin haklı nedene dayandığı, işverence yazılı belge sunulmadığı hususu ile davacı isticvabı dikkate alındığında davacının yıllık izin ücreti alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle asgari geçim indirimi alacağının reddine; diğer taleplerin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... Kurumu kayıtlarına göre davacının emekli olarak işten ayrıldığı 07.11.2016 tarihi ile yeniden çalışmaya başladığının göründüğü 06.01.2017 tarihleri arasında banka kayıtlarında davacıya "maaş" adı altından ödenen tutarlar dikkate alındığında mahkemece davacının kabul edilen hizmet süresinde hukuka aykırılık görülmediği, son ay ücretin ödendiği davalı tarafça kanıtlanmadığından ücret alacağına hükmedilmesinin isabetli olduğu, davacının fazla çalışma yaptığını, ayda iki hafta tatilinde ve dinî bayramlar hariç ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık anlatımları ile kanıtladığı, bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin davalı işverence kanıtlanmadığı, davacının ödenmeyen ücret nevinden alacakları bulunduğundan iş sözleşmesinin bu nedenle feshinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) maddesi uyarınca haklı nedene dayanmakta olup kıdem tazminatına hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu, ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, kıdem tazminatı, (son aya ilişkin) ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, dava tarihi ve ıslah tarihleri dikkate alındığında alacakların zamanaşımına uğramadığı, diğer yandan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için belirsiz alacak davası açılmakla ıslaha karşı zamanaşımı def'inden etkilenmeyeceklerinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanları tekrarla birlikte ıslaha karşı zamanaşımı def'i ile bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi ile talep konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.