Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2649 E. 2026/5257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2649
- Karar No
- 2026/5257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1635 E., 2025/1931 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/221 E., 2023/325 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Tedarik Zinciri Çözümleri ve Teknoloji AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.04.2017-29.06.2021 tarihleri arasında davalılar nezdinde nakliye şoförü olarak çalıştığını, davalı ... Şirketinin diğer davalının araba parçalarının taşıma işini yaptığını, alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı Şirketin çalışanı olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, davacının işyerinde huzursuzluk çıkardığını 16.06.2021 tarihinde sözlü uyarıda bulunulduğunu, 25.06.2021 tarihinde sinkaflı küfürler ettiğini, hakarette bulunduğunu, bu nedenle diğer davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Nakliye Gıda Ticaret Ltd. Şti. (... Şirketi) cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 21.04.2017-26.06.2021 tarihleri arasında davalı ... Şirketinin taşıma işini üstlenen işyerinde çalıştığı anlaşılmakla davalı ... Şirketinin asıl işveren, diğer davalı ... Şirketinin alt işveren olarak sorumlu olduklarının anlaşıldığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izinlerinin kullandırıldığı, asgari geçim indiriminin ödendiği, ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin davacıdan daha önce davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshettiği ispatlanamadığından, davacı işçinin de davalı işverence ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu tespit edildiğinden, davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek davalıların dava konusu alacaklardan birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının aylık ücret miktarının tespiti ile hükmedilen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının müvekkili Şirketin çalışanı olmadığı, diğer davalının çalışanı olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesinin diğer davalı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, dosyadaki bilgi ve belgelerle bu durumun ispatlandığını, 3. Davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... Şirketinin davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olup olmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshi ve davaya konu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.