Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2572 E. 2026/5094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2572
- Karar No
- 2026/5094
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/367 E., 2025/2163 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/84 E., 2024/435 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.2006 tarihinde davalı işyerinin alt işveren firmasında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 01.07.2006 tarihinde devamlı kadroya alındığını, daha sonra davacının davalı tarafından 2013 yılında ... .... mağazasında çalıştırılmaya başlandığını, ... Kurumu (SGK) bildiriminin geç yapıldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, kötüniyet tazminatı ile prim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.09.2014 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, 15.02.2017, 16.02.20 17... .02.2017 tarihlerinde işe bildirimsiz olarak gelmediğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK kayıtları dikkate alınarak davacının 01.08.2007-14.02.2017 tarihleri arasında net 1.410,00 TL ücret ile çalıştığı, davalı işverence iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiği ispatlanamadığı, bakiye yıllık izin alacağının hüküm altına alındığı, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının hüküm altına alınarak bu alacaklara %30 oranında indirim yapıldığı, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, 2. Aylık ücret tespitinin hatalı olduğunu, 3. Usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunulmamasına rağmen zamanaşımı nedeniyle mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi ile davacının son ücretinin tespiti ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.