Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2567 E. 2026/5090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2567
- Karar No
- 2026/5090
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/676 E., 2025/2642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/282 E., 2023/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde en son 7.000,00 TL net ücret ile çalıştığını ayrıca 450,00 TL yemek yardımı ödendiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, ücretlerinin eksik ödendiğini, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile yemek yardımı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dışı işverenlerde çalıştığını, aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, ücret ve çalışma sürelerinin afaki olduğunu, talep edilen faize de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ve alt işveren şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalının dava konusu alacaklardan asıl işveren olarak sorumlu olduğu, son ücretin net 7.000,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin feshinde haklı nedenin ispatlanmadığı, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alınarak bu alacaklara %30 oranında indirim uygulandığı, bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alındığı, yemek yardımının ise reddedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının '... ... formeni' olarak davalı işverene ait işte yüklenici firmalar işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin davalı işverence haklı olmayan nedenle feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ücretin tanık beyanları ve emsal ücret kayıtlarına göre doğru belirlendiği, ... Kurumu kayıtlarına göre davacının alt işveren firmalar nezdinde davalıya bağlı işte çalıştığı ve davalının asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanıkla ispatlandığı, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğinin davalı işverence yazılı delille ispatlanamadığı, davalının delil dilekçesinde meteoroloji kayıtlarına dayanmadığı nazara alındığında Mahkemece meteoroloji kayıtlarına yönelik delilin toplanmamasında hata bulunmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Emsal ücrete ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, 2. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının dikkate alınamayacağını ve tanıkların davacı ile birlikte ne kadar süre ile çalıştıklarının belli olmadığını, 3. Fazla çalışma süresinin fazla belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aylık ücret miktarının tespiti ile hüküm altına alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.