Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2575 E. 2026/5095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2575
- Karar No
- 2026/5095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/722 E., 2025/1566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2021/388 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 17.10.2014-01.07.2019 tarihleri arasında istihdamı zorunlu personel sıfatı ile çalıştığını, ücretinin devam eden yıllarda meslek odasınca belirlenen taban ücretin altında kalmayacak şekilde güncelleneceği kararlaştırılmasına rağmen ücretinin eksik ödendiğini, fazla çalışma yaptırılmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiklerini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iş sözleşmesinin davacı tarafından sona erdirildiğini, kıdem tazminatı hakkı olmadığını, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.10.2014- 01.07.2019 tarihleri arasında istihdamı zorunlu personel olarak çalıştığı, ücretinin eksik ödendiği, yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışmalarının ücretine dâhil olduğu belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının ödenmemiş ücret alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, 01.05.20 15... .11.2017 tarihli sözleşmeler ile davacının ücretinin davacının kayıtlı olduğu meslek odası tarafından belirlenen taban ücretin altında olmayacak şekilde artırılacağının hüküm altına alındığı, bu hükümler gereğince ücretinin ödenmediği ve davacının ücret alacağının bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davalının ihtarname ile temerrüde düştüğü tarihten faize hükmedilmesinin isabetli olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince 270 saate kadar olan fazla çalışmaların ücrete dâhil olduğundan bahisle bilirkişi raporunun 2. seçeneğine itibarla fazla çalışma alacağına hükmedilmiş ise de 270 saate kadar fazla çalışmaların ücrete dâhil olduğuna dair hükmün 17.10.2014 tarihli sözleşmede yer aldığı, 01.05.20 15... .11.2017 tarihli sözleşmelerde bu yönde hüküm bulunmadığı, davacının davalı işyerinde haftalık 6 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği, buna göre 17.10.2014-05.01.2015 tarihleri arasında 5,2 saatin düşümüyle 0,8 saat, kalan dönemlerde 6 saat üzerinden fazla çalışma ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacının ilk talebi ile ıslah ettiği miktar birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımına uğrayan kısmın bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Belirlenen ücretin hatalı olduğunu, meslek odasının belirlediği ücret tarifesinin tavsiye niteliğinde olduğunu ve bağlayıcılığı bulunmadığını, 2. Gıda Mühendisleri Odası Başkanlığına karşı müvekkili Şirket tarafından ikame edilen davanın bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, 3. Fazla çalışma iddiasının ispatlanmadığını, 4. Feshin haklı nedene dayanmadığını, 5. Yıllık ücretli izinlerin tamamının kullanıldığını, kullanılmayan kısmının ise bordroya yansıtılarak ödendiğini, 6. Faiz tür ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ücretin tespiti, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.