Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1534 E. 2026/3678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1534
- Karar No
- 2026/3678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1708 E., 2025/2458 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/77 E., 2021/396 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.01.2002 tarihinden itibaren davalı ... Başkanlığı (Belediye) bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. madde kapsamında davalı Belediyeye bağlı olan diğer davalı ... ... Sağlık Turizm ... Çevre Temizliği Otopark Hizmetleri İnşaat Yayıncılık Sanayi ve ... AŞ (... Şirketi) bünyesinde 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalılar tarafından iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshedildiğini, Belediyenin de asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında fiilen ve hukuken bir illiyet bağı bulunmadığını, dolayısı ile iş hukuku açısından davacının alacaklarından dolayı Belediyenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet itirazları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi, davaya cevap vermemiştir. 3. Davalı ...San. ve Tem. Hiz. Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 31.03.2018 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihten sonra ... Şirketinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili Şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre asıl işveren olan davalı Belediyenin temizlik işlerini ihale yolu ile alt işveren diğer davalı Şirketlere verdiği ve davacının alt işveren işçisi olarak Belediyeye ait işyerinde çalıştığı sabit olduğundan davalıların dava konusu işçilik alacaklarından asıl işveren alt işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun devir tarihine kadar olduğu, davacı işçinin iş sözleşmesinin işverenlerce emeklilik sebebiyle feshedildiği, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davalı Belediyenin asıl işveren sıfatıyla, diğer davalılardan ... Şirketinin ise son alt işveren sıfatıyla işçinin saptanan hak ve alacaklarının tamamından sorumlu olduğu, dosya içeriği, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı deliller ile delillerin takdiri ve karar gerekçesine göre istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı tarafın işvereni diğer davalı Şirket olduğundan husumet itirazlarının bulunduğunu, 2. Müvekkilinin taraf olmadığı toplu iş sözleşmesi hükümlerinden sorumlu olmadığını, 3. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 4. Faiz türünün hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu alacaklardan Belediyenin sorumlu olup olmadığı, kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının hesabı, faiz ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.