Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1150 E. 2026/3532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1150
Karar No
2026/3532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2655 E., 2025/2099 K. DAVA TARİHİ : 08.03.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/280 E., 2021/403 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.09.1998-23.01.2015 tarihleri arasında muhasebe uzmanı olarak çalıştığını, davalı işyerinde her yıl enflasyon endeksli ücret artışı (...) yapıldığını, 2001 yılı Temmuz ayında ... artışının %19 olarak yapılması gerekirken ekonomik kriz nedeniyle %9 olarak yapıldığı ve işler tamamen normale döndüğünde sırası gelen bir ...'ya eklenerek ödeneceği 25.07.2001 tarihli e-posta ile duyurulmasına karşın davacının iş sözleşmesinin sona ermesine kadar bu artışın yapılmadığını ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatları ile %10 ... ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiğini ve tüm alacaklarının kendisine ödendiğini, ödenmeyen alacağının bulunmadığını, ... ödemesinin 2009 yılında davacının da imzasının bulunduğu anlaşma ile sona erdirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 01.09.1998 - 23.01.2015 tarihleri arasında çalıştığı, somut uyuşmazlıkta, davalı Şirketin Genel Müdürü A.A'nın gönderdiği 25.07.2001 tarihli e-postada; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle temmuz ayında %19 olarak planlanan ...'nın geçici olarak %9 olarak planlandığının bildirildiği ve Şirketin durumundaki iyileşmeye ilişkin olarak 2003 yılı sonuna vurgu yapıldığı, ancak Şirketin durumunda düzelmenin başladığı andan itibaren ... zammının işçilerin ücretine yansıtıldığına ilişkin dosyada veri bulunmadığı, davacının fark ücret alacağının bulunduğu, kıdem tazminatının davalı tarafından eksiksiz ödendiği, ihbar tazminatına ilişkin olarak yasal ihbar süresini Şirkette çalışarak geçirmiş olduğu anlaşıldığından fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığı, dosyada bulunan LOG kayıtlarına göre davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... ödemesinin 01.10.2009 tarihinden itibaren kaldırılmasına muvafakat ettiğine ilişkin yazılı beyanının bulunduğu, bu tarihten önceki döneme ilişkin alacakların zamanaşımına uğradığı, davacının yapılan değişikliğe uzun süre sessiz kalarak çalışmaya devam etmesi ve ikale ile anlaşmaya vararak işten ayrılmış olması karşısında; uzun yıllar sonra fark alacak isteminde bulunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüst davranma ilkesiyle bağdaşmadığı, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, işverende işçi davranışına bağlı gelişen güvenin korunması gerektiği kanaatine varıldığı, buna göre davacının fark ücret alacağı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, LOG kayıtlarına göre fazla çalışma ücretinin hesaplanmasının dosya kapsamına uygun olduğu ancak belirsiz alacak davası olarak açılan bu alacağa dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İkale sözleşmesindeki ek ödemenin ... ödemesini kapsadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının işçi lehine yorum ilkesine aykırı düştüğünü, 2. Yargıtay incelemesinden geçen davalıya karşı aynı sebeple açılan bir kısım davalarda ... ücretinden doğan fark alacakların kabulüne karar verildiğini, 3. Bölge Adliye Mahkemesinin davacının uzun süre ses çıkarmadan çalışmaya devam ettiği ve alacakların zamanaşımına uğradığı değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, 4. Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinde fazla çalışma ücretine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında dava ve talep artırım tarihinden itibaren faiz işletildiğini, hatalı hüküm kurulduğunu, 5. LOG kayıtlarının olmadığı dönemlerde fazla çalışma ücretinin hesaplanmamasının hatalı olduğunu, kayıt olmayan dönemde de işyeri uygulaması hâline gelen çalışma sürelerinin aynı şekilde devam ettiği hususu ve tanık beyanlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, fazla çalışma hususunda dosyaya sunulan kesinleşmiş emsal dosyaların dikkate alınması gerektiğini, 6. Bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, 7. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işyerinde uygulanmakta olan ve 25.07.2001 tarihinde geçici olarak %19'dan %9'a düşürüldüğü belirtilen ... zammından kaynaklanan fark ücret ve fark ücretten kaynaklanan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamında bulunan, Şirket Genel Müdürü A.A. tarafından 15.07.2001 tarihinde gönderilen e-postada Şirkette uygulanmakta olan ... zam uygulamasının ekonomik sebeplerle geçici olarak %19'dan %9'a düşürüldüğü, ekonomik iyileşme meydana geldiği takdirde %19 uygulamasının devam edeceği, hatta eksik yapılan ödemelerin geri ödeneceğinin bildirildiği, 01.10.2009 tarihinden itibaren ... zammı uygulamasının kaldırıldığı, davacı işçinin yapılan bu değişikliği kabul ettiğine dair muvafakatname imzaladığı anlaşılmaktadır. 15.07.2001 tarihinde gönderilen e-postada ... uygulaması oranının düşürülmesinin ekonomik nedenlerden dolayı geçici bir durum olduğundan söz edilmesi karşısında ekonomik açıdan iyileşmenin yaşanması durumunda %19 oranındaki zam uygulamasına devam edileceğinin kabulü gerekmektedir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, Genel Müdürün e-postasında belirttiği gibi, davalının 2003 yılından itibaren ekonomik iyileşmesinin gerçekleştiği kabul edilmiştir. Davalının iyileşme tarihine ilişkin bu tespite itiraz etmediği göz önüne alındığında, bu tarihten ... uygulamasının kaldırıldığı 01.10.2009 tarihine kadar eksik uygulanan zam oranının uygulanarak ödenmeyen ücretin ve buna bağlı hakların tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalı olmuştur. 3. Diğer yandan, belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma ücreti alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, dava ve talep artırım tarihinden itibaren faiz işletilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1150, K. 2026/3532, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1150-e-2026-3532-k-8f68f980bc89