Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1110 E. 2026/3238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1110
Karar No
2026/3238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1737 E., 2025/2714 K. DAVA TARİHİ : 30.08.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/61 E., 2025/159 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit davasına ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.08.2018-28.06.2021 tarihleri arasında depo sorumlusu ve satış destek uzmanı olarak çalıştığını, ... 5. Noterliğinin 28.06.20 21... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ancak davacının işsizlik maaşı almasını engellemek için davalı işverence işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı şekilde bildirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsiline ve işten çıkış kodunun değiştirilerek gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının haklı fesih iddiasının gerçeği yasıtmadığını, davacının eski yönetici ile birlikte hareket ederek Şirkete ait belgelerin Şirket deposunda bulunduğuna dair bir belgeyi imzalayarak verdiğini, bu eylemden ötürü depo anahtarlarının davacıdan alındığını, depoya sadece Şirket yetkilileri ve tayin ettiği görevlilerle girmesine izin verildiğini, davacının Şirket çalışanı başka bir işçi ile depoya girdiği sırada bir belgeyi yırtıp çöpe attığını, söz konusu belgenin kişisel verilerin işlenmesi rıza ve genel aydınlatma beyanı olduğunun anlaşıldığını ve davacının bu eylemi üzerine iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.08.2018-27.06.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, tazminata esas son giydirilmiş günlük brüt ücretinin 162,66 TL olduğu, davacının 28.06.2021 tarihinde ... 5. Noterliği kanalıyla ... yevmiye nolu fesih bildirim ihtarını gönderdiği, davalının ise 02.07.2021 tarihinde ... 54. Noterliği kanalıyla ... yevmiye nolu fesih ihtarının davacıya gönderilmiş olduğu, gönderilen ihtarnamelerin işten ayrılışın ... Kurumuna bildirim tarihinden sonra olduğu, fesih iradesinin ortaya koyulduğu tarihlere bakıldığında, işten ayrılış bildirgesinin 02.07.2021 tarihinde verildiği, aynı tarihte işveren tarafından ihtarname de keşide edildiği, işçinin atfedilen ... tarihi itibarıyla savunmasının alınmadığı ve hakkında işyerinde işverence başlatılan bir soruşturma olduğunun ortaya konulmadığı, feshin işçi tarafından yapıldığı, ücret nevinden alacakların ödenmemesi nedeniyle yapılan feshin haklı nedene dayandığı, bu doğrultuda kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği ve işten ayrılış kodunun da Kod (25) (İşçi Tarafından İşverenin Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırı Davranışı Nedeni İle Fesih) olarak düzeltilmesi gerektiği, davacının bakiye 28 günlük yıllık izin alacağı olduğu, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma yaptığının ispatlandığı, 2021 yılı Ocak ve Haziran ayında ücretinin eksik ödendiğinin tespit edildiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davalı vekili tespit davasına ilişkin temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararındaki eksikliklerin giderilmediğini, b. İş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, c. Davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra müvekkili Şirkete ait depoda birçok ürünün eksik olduğunun tespit edildiğini ve bu konuya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, soruşturma sonucunun beklenmemesinin eksik inceleme olduğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Alacak Davası Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Tespit Davası Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1110, K. 2026/3238, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1110-e-2026-3238-k-34f4c887e148