Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2439 E. 2026/2520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2439
- Karar No
- 2026/2520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1078 E., 2025/1663 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/101 E., 2021/1176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; asıl davada hüküm altına alınan ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 57.298,16 TL olup belirtilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca; asıl dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davaya ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacı-karşı davalı vekilinin ve karşı davaya ilişkin taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 14.02.2012- 14.09.2018 tarihleri arasında operasyon sorumlusu olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 3.500,00 TL olmasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, fazla çalışma yapmasına, ulusal ... ve genel tatillerde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, bu sebeplerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı haber vermeden devamsızlık yaptığından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava ile de davacının oğlunun okul masrafları, kredi kartı ve cep telefonu masraflarının ödendiğini ancak bu borçların ödenmediğini ileri sürerek 163.292,80 TL alacağın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı- karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 15.02.2012-14.09.2018 tarihleri arasında çalıştığı, davacı ve davalı tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde bordrolarda kayıtlı ücretlerin davacının gerçek ücretini yansıtmadığı, son ücretinin aylık net 3.150,00 TL olduğu, davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, karşı dava bakımından dosyadaki belgelere göre davacı-karşı davalıya 61.087,00 TL ödeme yapıldığı ancak söz konusu ödemelerin ücretten kesildiğine ilişkin belge olmadığı gibi davacı işçi tarafından da ödendiğine dair belge sunulmadığı gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava bakımından hükme esas alınan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, karşı dava yönünden ise, davalı-karşı davacı işveren tarafından, davacı-karşı davalı işçiye borç verildiğinin davacı-karşı davalının imzasını içerir yazılı belge içeriği ve çek örnekleri ile ispat edildiği, davacı-karşı davalı yönünden alınan işbu borcun ödendiğinin yazılı belge ile ispat edilemediği, bu kapsamda karşı davaya yönelik taraf istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili asıl ve karşı davaya ilişkin temyiz dilekçesinde; a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık ücretin ve buna bağlı olarak da alacakların hatalı belirlendiğini, b. Fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti hesabında tanık ..'nun beyanlarının dikkate alınmamasının, davalının akrabası olan tanıkların beyanlarının dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul edilen hesaplamanın hatalı olduğunu, c. Karşı davada, işçilik alacaklarına ilişkin takas mahsup def''inin kabul edilemeyeceğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkiline verilen bedelin ücretinden kesildiğini, borcunun kalmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, bu konudaki temyiz sebeplerine yer verilmemiş olup karşı davaya ilişkin temyiz dileçesinde; dosya kapsamındaki delillerden davacı-karşı davalının müvekkiline 163.292,80 TL borçlu olduğunun anlaşılmasına rağmen karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabı ile davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmünde "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı-karşı davacı, karşı dava ile davacının çalıştığı süre boyunca oğlunun okul masrafları, kredi kartı ve cep telefonu masraflarının müvekkili işveren tarafından ödenmesine rağmen davacı-karşı davalının bu boçlarını ödemediğini ileri sürerek 163.292,80 TL alacak talebinde bulunmuştur. Anılan bu karşı dava açılmadan önce arabulucu sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmakla karşı dava yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücreti alacağı bakımından davacının haftanın 5 günü 08.30-19.00, cumartesi günleri ise 08.30-12.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiği görülmektedir. Şöyle ki yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı .. cumartesi günleri 14.00-15.00'e kadar çalışıldığını ifade etmiştir. Bu itibarla; davacının cumartesi günleri 12.30'a kadar değil 14.00'e kadar çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması dosya kapsamına uygun olacaktır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Asıl Dava Yönünden 1. Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının isteği hâlinde ilgiliye iadesine, 2. Davacı-karşı davalının temyiz talebi yönünden; a. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, b. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Karşı Dava Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.