Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9873 E. 2023/6058 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9873
- Karar No
- 2023/6058
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/493 E., 2015/413 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/493 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı nitelikli cinsel saldırı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Sanığa atılı nitelikli cinsel saldırı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın mağdur ile 2-3 yıldır arkadaş olduğu dolayısı ile mağdurun ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağını anlayabilecek durumda olduğu, dolayısı ile atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin kabulü; Sanığın suç tarihlerinde katılan mağdureye organ sokmak suretiyle birden fazla cinsel ilişkiye girdiği hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, sanığın 18 yaşını ikmal etse bile mental biriyle bu durumunu bile bile cinsel ilişkiye girmesi eyleminden mesul olduğunu, bu meyanda öncelikle mağdurenin mental düzeyi belirlenmesinin bilahare sanığın bunu bilip bilemeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği. Bu amaçla İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan 30.03.2015 tarihli rapor alındığı. Raporun ihtiva ettiği hususlar ve biçimsel açıdan tatminkar olduğu. Raporun sonuç kısmında özetle; mağdure müdahil Kader'de “olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemetine engel olacak mahiyette ve derecede olan “psikotik bozukluk” denilen bir akıl hastalığı” tespit edildiği belirtilmiş olmasına rağmen, bunun ancak “hekim” olanlar yada mağdurenin "yakınlar"ınca bilinebileceği ifade edildiğini. Sanığın mağdureyi 2-3 yıldır tanıması (ki kendi beyanına göre bu süre bir yıldır) onun mağdurenin “yakını” seviyesine taşımadığını. Zira, birlikte yaşamadıkları sürece zaman zaman bir araya gelme raporda zikredilen "yakınlık" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini. Öteyandan, sanığın ilkokul mezunu ve seyyar satıcılıkla geçimini sağlayan biri olduğu nazara alındığında mağdurenin bu mental durumunu farketmeyebileceği kuvvetle muhtemel olduğunu. Aksi yönde delil de bulunmadığından ceza hukukunun temel prensiplerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince bu muğlak ortamdan sanığın yaralarlandırılmasının gerektiği . Bu nedenlerle, unsurları bakımından oluşmadığı anlaşılan suçlardan sanığın beraat etmesi gerektiği gerekçesi ile sanığın üzerine atılı bulunan zincirleme halinde nitelikli cinsel saldırı ve cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından atılı suçları işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümler hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/493 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.