Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8306 E. 2023/405 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8306
- Karar No
- 2023/405
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : Sanık hakkında katılan ...’e karşı cinsel taciz mağdur ...'a karşı kasten yarlama suçlarından, hükmolunan netice cezaların tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir nitelikte olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 Tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/284 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında a) Katılan ...'e karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası (sehven), 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 1.500,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, b) Şikayetçi ...'e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci ile üçüncü fıkraları (e) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, c) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun 15 nci maddesinin birinci fıkrası ile, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50, 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 400,00 TL ve 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2019 tarihli ve 14 - 2015/268398 sayılı temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sübuta, erteleme müessesesinin uygulanmasına, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanığın ... alkol aldığı, katılan ...'in ise dernekte garson olarak çalıştığı, katılanın, sanığın masasına servis yaptığı sırada sanığın katılana "Şu kalçalara bak çok güzel değil mi" demek sureti ile tacizde bulunduğu, katılanın sanığı doğru konuşması için uyardığı, bir süre sonra sanığın dernekte bulunan şikayetçi ...'i masasına çağırdığı, ...'e de katılanı göstererek doğru değil mi şu kalçalara bak dediği, ...'in de katılanın kardeşi olduğunu doğru konuşmasını istediği, ardından sanık ... ile Şikayetçi ...'in konuşmak için dernek binasının karşısına geçerek tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'ın, ...'i adli emanette bulunan bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, sanığın alınan ifadesinde söz konusu olayı dolaylı olarak ikrar ettiği, suça konu bıçak üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre bıçağın, 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılı yasak bıçaklardan olduğu tüm dosya kapsamıyla sabittir . IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ruhsatsız yasak bıçak bulundurma ve taşıma suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını ve adli para cezasının gerektirmesi ile mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Cinsel Taciz ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulanan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin B bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.