Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8058 E. 2023/8967 K. – Çocuğun Nitelikli

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8058
Karar No
2023/8967
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/182 E., 2015/202 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/182 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.01.2019 tarihli ve 14-2015/281684 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın Yargıtay denetimine elverişli olmaktan uzak olduğuna, mağdurenin annesinin tanık olarak talimat yoluyla ifadesinin alındığına, yeniden dinlenmesi gerektiğine, anneye soru sorma haklarının elinden alınması nedeniyle savunma haklarının ihlal edildiğine, mağdurede tespit edilen psikiyatrik hastalıkların ortak belirtisinin yalan söylemek olduğuna, mağdurenin bir hastaneye sevkinin sağlanarak ayrıca bir rapor alınması gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "Dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mağdure ... ...'in 24.09.1994 doğumlu olduğu, Çerkezköy ilçesinde yaşadığı, sanık ...'ın mağdureyle internet üzerinden yazışma yaparak tanıştığı, arkadaş oldukları, mağdurenin evden kaçması üzerine ailesi tarafından kayıp olduğunun bildirildiği, bulunduktan sonra getirildiği emniyette kardeşi olan ... ..., ... ..., ... ..., ... ve ... isimli kişilerin kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, soruşturma sırasında alınan ifadesinde Erkek arkadaşı olan sanık ... ile yaklaşık 20-25 gün önce sanık ...'ı sevdiğinden kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, yapılan Adli muayenesinde kızlık zarının yırtılmış olduğunun ayrıca eski ve yeni fiili livata bulgularının bulunduğunun tespit edildiği, ATK 6. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile ruh sağlığının bozulduğunun ancak bu bozukluğun cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi başka olay veya olaylara bağlı gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceğinin vemağdurenin beyanlarına itibar edilmesine engel herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliğinin bulunmadığının, mevcut psikiyatrik rahatsızlıklarının beyanlarına itibar edilmesine engel teşkil etmeyeceğinin tespit edildiği, böylece sanığın 15 yaşından küçük mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit olmuştur..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin kovuşturma evresindeki ifadesinde birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye girdiğini, son cinsel ilişkinin sanık ile olduğunu, bu ilişkinin vajinal yoldan gerçekleştiğini belirtmesine karşın bu iddianın tıbbi raporla doğrulanmamış olması, savunma ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediği hususunda mağdurenin soyut beyanı dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2013/182 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8058, K. 2023/8967, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8058-e-2023-8967-k-99f7002ae4ec