Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7109 E. 2023/7196 K. – Çocuğun Nitelikli

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7109
Karar No
2023/7196
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/160 E., 2015/80 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2012/160 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.11.2018 tarihli ve 14- 2015/222894 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı, sanık savunması, mağdurenin beyanı, mağdureye ait vukuatlı nüfus kaydı, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29/01/2007 gün ve 2007/314 sayılı raporu, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 12/06/2014 tarih ve 4767 sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu'nun 24/09/2014 tarih, 4870 karar sayılı raporu ile 29/01/2013 tarih ve 353 sayılı raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın Taksicilik yaptığı ve olay tarihinde taksisine müşteri olarak binen, suç tarihinde 15 yaşını tamamlamamış olan mağdure ...'ı ... evine getirerek burada bir süre oyaladığı, daha sonra evde mağdure ile birlikte porno film izleyip mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, Sanık ... savunmasında mağdur ...'nin 2007 yılında evinde kaldığını onunla öpüştüğünü ama cinsel birliktelik yaşamadıklarını daha sonra 2010 yılında cinsel birliktelik yaşadıklarını bir süre beraber yaşadıklarını fakat ...'nin ailesinin para istemeleri ve ...'nin konsomatrislik yapmaya devam etmesi yüzünden ayrıldığını, suç işlemediğini savunmuş isede : Mağdur ... 8.11.2007 tarihinde annesi ... ...'a sanık tarafından sanığın ... evinde kendisine 8 ay önce yapılan cinsel istismarı anlatması ile annesinin ve kendisinin sanıktan şikayetçi olması ve 8.11.2007 tarihinde alınan doktor raporunda mağdurun hymeninde saat 3 yönünde eski yırtık tespit edildiği hususları ve mağdurun olayın yer ve zamanını, olayın nasıl meydana geldiğini tam ve tutarlı anlatması nazara alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın nüfusa geç kaydettirildiği ve yaşının büyük olduğu yönündeki savunmaları ise Adli Tıp Kurumunun raporunda mağdurun suç tarihinde 14 yaşını bitirip 15 yaşını bitirmediği ve 15 yaşı içinde olduğu belirtildiğinden bu yöndeki savunmalarınada itibar edilmemiştir. Mağdurun cinsel istismar olayından sonra bir kaç gün sanığın evinde kalması, daha sonra emniyette kendisine cinsel istismar yapılmadığına dair beyanlarda bulunması yargılama sırasında duruşmada şikayetçi olmaması, mağdurenin beyanında sanığın kendisi ile evleneceğine dair vaatlerde bulunması ve sonra yerine getirmeyince şikayet ettiği hususları nedeniyle sanığın mağdureyi evine getirdiği sırada cebir, tehdit veya hile kullandığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı ve mağdurun hürriyetinden yoksun bırakılmasına ilişkin olarak sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu raporuna göre mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı, mağdurenin yaşının küçüklüğü nedeniyle rızasının sanığın eylemini hukuka uygun hale getirmeyeceği ve bu şekliyle sanığın eyleminin mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, sanık savunması, mağdure beyanı, tutanaklar, adli raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Sanık ...'ın mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan fiil ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK.103/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi gözönüne alınarak takdiren asgari hadden cezalandırılması, sanığın yargılama sırasındaki davranışları lehine indirim sebebi sayılarak, 5237 sayılı TCK.62 maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçunu işlediği iddiasıyla TCK 109/1, 2, 3/f, 5 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın kendisine isnat edilen bu suçu işlediği hususunda, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden arınmış, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu suç yönünden beraatine dair hüküm aşağıda tesis edilmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, buna göre eylemin aynı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2012/160 Esas, 2015/80 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7109, K. 2023/7196, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-7109-e-2023-7196-k-c5eea82d09d7