Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4698 E. 2024/3264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4698
- Karar No
- 2024/3264
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2013/359 E., 2015/19 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/359 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin ve annesinin beyanlarının çelişkili olduğuna, raporlar ile dosya içeriğinin birbiriyle uyuşmadığına, mağdurenin gerçek yaşının sanık tarafından bilinmediğine, mağdurenin sanıkla birlikte eve gittiğine dair her türlü şüpheden uzak bir delilin bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna ilişkin unsurların oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "Eylül 2013" yerine dosya kapsamına göre intikal tarihi olduğu anlaşılan "12.10.2013" olarak gösterilmesi, 2. Soruşturma aşamasında sanığın Cumhuriyet savcılığınca alınan ifadesinde mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği ve görünüm itibarıyla da olgun gözüktüğünü beyan etmesi, sanığın 03.01.2014 tarihli duruşmada da aynı şekilde beyanda bulunması, mağdurenin aynı tarihli duruşmada sanığın yaşını bildiğini beyan etmesi karşısında gerekçeli kararda mağdurenin hastane doğumlu olduğunun tespitiyle yetinilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik araştırma ve gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/359 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.