Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4355 E. 2024/4483 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4355
Karar No
2024/4483
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/335 E., 2015/12 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli, 2014/335 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile bakkal dükkanı işleten sanığın, olay tarihinde alışveriş için dükkanına gelen on beş yaşından küçük mağdurelerin göğsüne, ön ve arka cinsel bölgelerine dokunma şeklinde kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 (iki) kez 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkeme gerekçesi somut delillere dayanmadığı, soyut beyanlar üzerinden mahkumiyet kararı verildiği, eylemlerin sarkıntılık boyutunda kalmış olabileceğinin dahi tartışılmamasının bozma nedeni teşkil ettiğine, sanık tarafından polisin arandığına, sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III.GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Mağdure Halime'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1.maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın aynı zamanda tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin 01.12.2014 tarihli celsede ifade veremediği duruşma tutanağında geçtiği halde soruşturma aşamasında iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip kaydedilen görüntülerin duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulup mağdure Zehra'nın kovuşturma beyanı ile birlikte değerlendirilip buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. C. Mağdure Zehra'ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, mağdurenin aşamalarda değişiklik gösteren beyanları, şikayetçi ve tanık Büşra'nın anlatımları ile dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurenin başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4355, K. 2024/4483, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-4355-e-2024-4483-k-47ba94e4eec4