Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27069 E. 2025/2687 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27069
Karar No
2025/2687
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1459 E., 2021/1056 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi,

Katılanlar ve katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdureye karşı organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında verilen cezanın miktar itibarıyla yetersiz olduğuna ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin bulunmadığına, tanık beyanlarının suça sürüklenen çocuk lehine olduğuna, açıklanan nedenlerle de kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede sanığın mağdureye yönelik eylemin kendi cinsel organını mağdurun ön ve arka bölgesine sürtme, parmağını mağdurun anal bölgesine sokma şeklinde tarif edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdure ile cinsel ilişkiye girme eyleminin ne suretle gerçekleştiği hususunda yeterince açıklık bulunmayan kabulüyle iddianame anlatımını aşacak şekilde karar vermesi, Kabule göre de;

Mağdurenin nüfus kayıt örneğinde doğum tarihinin 06.05.2004 olarak belirtilmesine rağmen 22.03.2005 tarihinde nüfusa tescil edildiğinin anlaşılması karşısında suç vasfına etkisi bakımından öncelikle mağdurenin anne ve babasının duruşmaya çağrılarak mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığı ve mağdurenin hangi ay ve yılda doğduğu hususlarının sorulup, mağdurenin mernis doğum tutanağı getirtilerek resmî bir kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor aldırılıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin belirlenmesi veya resmî kurumda doğduğunun tespitinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı bu kapsamda tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27069, K. 2025/2687, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27069-e-2025-2687-k-8326d31596f1