Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26880 E. 2025/3937 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26880
Karar No
2025/3937
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/575 E., 2017/1822 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kızı olan katılan mağdure ile farklı zamanlarda vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurenin fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulması karşısında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, olayın intikal şekli ve süresi, husumetin varlığı, katılan mağdurenin ezber ürünü soyut anlatımları karşısında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut bir delil bulunmamasına karşın mahkumiyet hükmü kurularak üst sınırdan ceza tayini ile lehe olan hükümlerin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığı gibi kanun yolu mahkemesi olan Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün şikayetçi Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında davadan haberdar edilmeyen şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereği kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilip incelemenin sanık müdafiinin istinaf başvurusu ile sınırlı yapılması gerektiği gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince kanun yolu aşamasında davaya katılmasına karar verilen şikayetçi Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu da esastan incelenerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile ceza miktarı ve hak yoksunluğu hususlarında sanık aleyhine olacak şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesinde düzenlenen kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, 2. İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile ceza miktarı ve hak yoksunluğu hususlarında sanık aleyhine olacak şekilde yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın savunması alınmadan, 5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesindeki “Sanık, müdafii, katılan ... vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılması ve bu şekilde savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26880, K. 2025/3937, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-26880-e-2025-3937-k-2e57e39cf6bd