Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/24741 E. 2025/2270 K.

Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24741
Karar No
2025/2270
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/587 E., 2018/630 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silifke Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II-TEMYİZ NEDENLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılanın psikolojik durumu hakkında araştırma yapılmadan ve tanık beyanları dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın ... telkin etmesi sebebiyle katılanın iradesinin sakatlandığına, gerekçeli kararda sadece savunma tanıklarına yer verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24741, K. 2025/2270, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-24741-e-2025-2270-k-ff6bc3e8dd71