Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23052 E. 2025/4611 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23052
- Karar No
- 2025/4611
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2337 E., 2018/197 K. SUÇ : Cinsel Saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, eksik ceza tayinine ilişkindir. B. Katılan ...'ın Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında kayın hısımlığı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-c maddesinin tatbik edilmeyerek eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Müdafii ve Katılan ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Sanığın atılı suçu ikince davada kayın hısmı olan kardeşinin eşine karşı işlemesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince belirlenen cezanın yerinde olduğunun gözetilmemesi, 2. Mahkemece gerçekleştirilen yargılama neticesinde hüküm kurulurken sanık hakkında düzenlenen iddianamede tekerrüre ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin gösterilmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince bu konuda sanığa ek savunma hakkı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan maddenin tatbiki suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile Katılan ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.