Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10851 E. 2025/3171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10851
Karar No
2025/3171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5367 E., 2020/1468 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız arama, el koyma, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 109.267,72 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.780,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 8.001,43 TL'ye, manevi tazminatın 50.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; maddi tazminatın almış olduğu son net maaşı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğine, suçun niteliği de dikkate alındığında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/48985 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016-06.03.2017 tarihleri arasında 231 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 15.01.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 25.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının tutuklandığı tarihte kamu görevlisi olduğu, 24.08.2016 tarihinde görevinden ihraç edilmesine karar verilmesi nedeniyle maddi tazminat yönünden ihraç tarihinden tahliye tarihine kadar olan süre yönünden net asgari ücret dikkate alınarak, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminat miktarının 8.001,43 TL'ye, manevi tazminatı miktarının 50.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Cumhuriyet savcısı iken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 06.03.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 7.631,41 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminatın faiz başlangıcının zararın doğum tarihi olan 15.09.2016 tarihinden başlatılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10851, K. 2025/3171, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10851-e-2025-3171-k-7ebfbfffd4be