Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10677 E. 2025/3204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10677
- Karar No
- 2025/3204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1922 E., 2020/1200 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yargılama, gözaltı ve tutuklama nedeniyle 10.460,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihlerinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 20.000,00 TL olması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.400,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin, eğitim giderlerinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, maddi tazminatın kabulü gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; istinaf taleplerinin tekrarı ile kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/376 Esas, 2018/155 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.05.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 233 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 08.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.05.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 233 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının 10.460,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ilemaddi tazminatın reddine, 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda, manevi tazminatın 20.000,00 TL olmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 20.000,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminatın kabul edilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.