Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19335 E. 2024/8442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19335
- Karar No
- 2024/8442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/58 E., 2016/191 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının verilen görevsizlik kararına istinaden yapılan yargılaması sonucunda Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/58 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Nitelikli cinsel saldırı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223/2 (e) maddesi uyarınca beraatine, b) Şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Özetle; mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Özetle; olayın sübut bulduğuna ve hükümlerin hukuka aykırı olması nedeniyle sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği şantaj suçunun 5237 sayılı Kanun'un 107. maddesinde düzenlenip öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını en son kesen işlemin 13.05.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu anlaşıldığından inceleme tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir. 2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.