Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18700 E. 2023/2078 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18700
Karar No
2023/2078
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki , hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2016 tarih ve 2016/296 sayılı iddianamesiyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve hakaret suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarih ve 2016/24 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz isteği, Toplanan deliller kapsamında sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti gerekirken yanlış değerlendirme ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği, Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığı ve cezanın üst sınırdan verilemesinin hukuka aykırı olduğuna, hakaret suçundan kurulan hükümde alt hadden uzaklaşılması ve cezanın ertelenmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan yargılama, savunma, tanıklar ..., ..., ..., ..., ... ile... nin beyanları, Ankara Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'nün 24.11.2015 tarihli raporu, ... ... ... Devlet Hastahanesi'nin 11.11.2015 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile katılan mağdurenin 15.07.2015 tarihinde tanışarak arkadaş oldukları, daha sonra mağdurenin her seferinde kendi rızası ile sanığın evine gelerek sanık ile evin ikinci katına yalnız olarak çıktıkları ve burada birden fazla kez mağdurenin rızası ile cinsel birliktelik yaşadıkları, her ne kadar sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, toplanan deliller karşısında sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Dosya kapsamında bulunan cep telefonu inceleme ve tespit tutanağına göre; 10.11.2015 günü sanığın kullanmış olduğu 0535 ... .. 37 numaralı telefondan mağdurenin kullanmış olduğu 0553 ... .. 65 numaralı telefona 18:15'te ".mına kdmnu şerefsizi tlfnu açsana yada dr bn glym", 20:38'de "sabah anneni s.kcm kzm gr bak sen zatn alşknsn" şeklinde hakaret içerikli mesajlar gönderdiğinin tespit edildiği, sanığın aşamalarda alınan bütün beyanlarında söz konusu mesajları kendisinin katılana yolladığını kabul ettiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıık müdafiinin suçun sübutuna, katılan mağdure vekilinin ise suçun vasfına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak temel cezanın teşdiden üç yıl hapis cezası şeklinde belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyetin 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla tekerrüre esas alınan hükme konu hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, anılan hükümle ilgili olarak mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın işlediği kabul edilen hakaret suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarih ve 2016/24 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/18700, K. 2023/2078, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-18700-e-2023-2078-k-24ec1754c972