Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16619 E. 2023/2722 K. – Reşit Olmayanla
Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16619
- Karar No
- 2023/2722
- Karar Tarihi
- Konu
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, mağdure ve şikayetçi vekilinin sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Yargılamalara katılarak sanıktan şayetçi olup davaya katılmak istediğini beyan eden şikayetçinin ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan eden mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilleri Av. ...'nın ise katılanlar vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 2015/34700 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2020 gün ve 14-2016/246910 sayılı Tebliğname'si ile bozma görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen mahkumiyet kararında yeteri kadar indirim oranı uygulanmadığı ve kasten hareket etmemesi nedeniyle belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının hatalı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden hukuki nitelendirmenin yanlış yapıldığına, sanık ile mağdurenin uzun süredir arkadaşlıklarının olması nedeniyle yaşı konusunda hataya düşmeyeceğine, mağdurenin hastane doğumlu olduğuna, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine karar verilmesinin yanlış olduğuna, gerekçenin hatalı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... ile mağdure ... arasında 2015 yılının Şubat ayından itibaren duygusal bir arkadaşlık başladığı, 25.09.2015 tarihinde mağdurenin annesiyle tartışarak evden ayrılıp sanık ... ile buluştuğu, birlikte diğer sanık ...'nin yanına gittikleri, birlikte ...'na gidip yemek yedikleri, sabaha karşı ...'nin evine döndükleri, ...'nin sanık ... ve mağdureye aynı odada farklı iki yatak hazırladığı, sanık ... ve mağdurenin rızalarıyla cinsel ilişkiye girdikleri, bu olaydan önce de zaman zaman sanık ...'nin mağdureye karşı evinde öpme, cinsel organını mağdurenin makatına sürtme, parmağını makatına sokma şeklinde zincirleme cinsel eylemlerde bulunduğu, bu eylemlere mağdure ...'in de rıza gösterdiği, mağdure hakkında düzenlenen 27.09.2015 tarihli raporda hymende saat kadranına göre saat 9 hizasında cidara kadar inmeyen iyileşmeye başlamış üzerinde 0,1 cm çaplı kırmızı renkli ekimotik alan olan yırtık olduğu, saat 3 ila 4 hizasında cidara kadar inmeyen iyileşmeye başlamış yırtık olduğu, bu yırtıkların 1-3 gün içerisinde oluşmasının mümkün olduğu, hymenin bütünlüğünün bozulduğu, vücuda organ veya sair bir cisim sokulduğu, anüs çevresinin hiperemik olduğu, hipereminin parmak ile oluşmasının mümkün olduğu, ancak kesin kanaate varılamadığının belirtildiği, raporun mağdurenin beyanlarını doğruladığı, sanığın da hazırlık aşamasında verdiği ifadelerinde mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini beyan etse de mahkemede verdiği beyanında mağdurenin anlattıklarının doğru olduğunu, mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, ancak mağdurenin on altı yaşında olduğunu bildiğini, zira mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediğini, mağdurenin yaşı hususunda yanılgıya düştüğünü ifade ettiği, sanığın iddiası ve bu iddiayı doğrulayan mağdurenin 27.09.2015 tarihinde alınan ifadesi sırasında hazır bulunan psikoloğun sonrasında belirttiği görüş dikkate alınarak mağdure ile ilgili rapor aldırılması yoluna gidildiği, Torbalı Devlet Hastanesinin 07.01.2016 tarihli raporunda mağdurenin kemik yaşının on yedi yaşı sonu ile uyumlu olduğu, kemik yaşı ile dış görünüşünün uyumlu bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Mağdure her ne kadar suç tarihinde resmî kayıtlara göre on beş yaşından küçük olsa da fiziki görünümü itibariyle düzenlenen raporda da belirtildiği üzere on beş yaşından büyük görünmesi, öğrenci değil çalışıyor olması dikkate alındığında sanık ...'nin mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince mağdurenin yaşına ilişkin bu hatasından yararlanması gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamında; hakkında hata hükümleri uygulanan sanığın ikametinde gerçekleşen öpme, cinsel organını makatına sürtme, parmağını makatına sokma şeklindeki eylemlerin suç oluşturmayacağı gözetilmeden hakkında belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile artırılması hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Tebliğname'de farklı gerekçe ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, katılanlar vekilinin sadece sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği kanaatine varılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm incelenmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.