Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15547 E. 2023/2377 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15547
- Karar No
- 2023/2377
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli, 2015/232 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada, eylem reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına; hakaret ve kasten yaralama suçlarından açılan davaların 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, suçun takibinin ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, 6 aylık şikayet süresi içinde şikayetçi olunmaması nedeni ile düşme kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2020 tarihli ve 2016/214836 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafisinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesinden ibarettir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın mağdureyi defalarca darp ettiğine, tehdit ettiği için sanık hakkında hemen şikayetçi olmadığına, yapılan şikayetin süresinde olduğu bu nedenle verilen düşme kararlarının yerinde olmadığına, cinsel ilişkinin rıza ile olmadığına, sanığın kurduğu baskı ve tehdit ile zorla cinsel ilişkiye girdiğine, dinlenen tanık Gizem’in, mağdurenin sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini beyan ettiğine, bu nedenle sanığın tehdit, hakaret ve nitelikli istismardan mahkum edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince "mağdurenin 11.08.1996 doğumlu olduğu, 2013 yılı şubat ayında sanık ile bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanıştıkları, arkadaşlığa başladıkları, daha sonra buluşup dolaşmaya başladıkları, mağdurenin zaman zaman sanığın evine geldiği, 2013 yılı Ağustos ayında bir gün sanığın ailesinin evinde cinsel ilişkiye girdikleri, zaman zaman aralarında tartıştıkları, kavga ettikleri, daha sonra barışıp bir araya geldikleri, yine değişik zamanlarda cinsel ilişkiye girdikleri, 2013 yılı sonlarında sanığın bir seferinde mağdureyi darp ettiği, mağdureye hakaret ettiği, buna rağmen mağdurenin ilişkisini devam ettirdirdiği, sanığın mağdure ile evlenmeyi planladığı, bu durumu mağdureye söylediği, sanığın 2014 yılı Mart ayında askere gittiği, acemi birliğinin Manisa ilinde olduğu, mağdurenin askerdeyken sanığın ziyaretine gittiği, bu arada mağdurenin cinsel ilişki sonucu hamile kaldığı, bu durumu katılan ...' nün fark ettiği, mağdureyi sıkıştırması üzerine olayın ortaya çıktığı, sanık ve mağdurenin ailelerinin tarafları evlendirmek için hazırlıklara başladıkları, tarafların anlaşamaması üzerine mağdurenin şikayetçi olduğu, bu şekilde olayın ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Mahkememizce kabul olunan oluşa göre; olay tarihlerinde sanığın yaklaşık 8 ay süreyle 15 yaşını ikmal etmiş, reşit olmayan mağdure ... ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, eylemin TCK' nun 104/1, 43/1 maddelerinde tanımlanan suç tipine uyduğu, TCK' nun 104/1 maddesindeki müeyyidenin 6545 sayılı yasa ile değiştiği, eylemin bu değişiklik öncesi meydana gelmiş olması ve sanık lehine bulunması nedeniyle sanığın bu değişiklik öncesi eylemine uyan TCK' nun 104/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özellikleri, sanıktaki suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, suçun zincirleme işlenmiş olması nedeniyle sanığa verilen cezada TCK' nun 43/1 maddesi uyarınca asgari hadden artırım yapılmasına, sanığın suçu dolaylı ikrarı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında takdiri indirim maddesinin azami hadden tatbikine, sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, suçun zincirleme işlenmiş olması, sanığın suç sonrası davranışları dikkate alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde hakkında olumlu kanıya varılamadığından TCK' nun 51 ve CMK' nun 231 maddelerinin takdiren uygulanmamasına karar verilmesi gerekmiştir. Sanık hakkında her ne kadar kasten yaralama ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; mağdurenin hakaret ve tehdit iddialarının 2013 yılı sonlarına ilişkin olduğu, şikayetin 21/05/2014 tarihinde yapıldığı, TCK' nun 73 maddesine göre altı aylık şikayet süresinin dolduğu, bu nedenle sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle TCK' nun 73/4 ve CMK' nun 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar sanık hakkında 15 yaşını ikmal etmiş, reşit olmayan mağdurenin ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarda bulunmak suçundan TCK' nun 103/2-6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; reşit olmayanla rızaya dayalı cinsel ilişkide ruh sağlığı bozulmasının ağırlaştırıcı unsur olarak yasada düzenlenmediği, mağdure soyut iddiasında cinsel ilişkinin zora dayalı olduğunu iddia etmiş ise de, mağdurenin 2013 yılı ağustos ayından 2014 yılı Şubat-Mart aylarına kadar sanık ile süregelen biçimde cinsel ilişkide bulunmuş olması, tanık beyanları karşısında zora dayalı iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eylemlerin mağdurenin rızası ile meydana geldiğinin kabulü gerektiği kanaatine varılmakla" şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Hakaret Ve Kasten Yaralama Suçları Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece kabul ve takdir kılınmış düşme hükümlerinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Hakaret Ve Kasten Yaralama Suçları Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli, 2015/232 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2016 tarihli, 2015/232 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.