Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11160 E. 2024/6820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11160
Karar No
2024/6820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/46 E., 2015/72 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma mümkün olmadığından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73 ve 5271 sayılı Kanun'un 228 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Şikayetçi ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, düşme hükmü yerine beraat hükmü kurulması gerektiğine, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşmadığına, teşdit uygulanmasına, lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağınından Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamına göre, sanığın şikayetçinin ablasının kocası olup sanığa isnat edilen suçun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi olmadığı gözetilmeden vaki şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. C. Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında kurulan 13.05.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve temyiz incelemesine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Bozma gerekçesine göre, Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/11160, K. 2024/6820, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-11160-e-2024-6820-k-7ed7121f8121