Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/26284 E. 2024/9566 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26284
- Karar No
- 2024/9566
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1000 E., 2016/503 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 22.01.2016 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildiren ve temyiz talebinde bulunarak katılma iradesini gösteren şikâyetçi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranıldığından, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize ... bulunduğu belirlenen şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılan vekilin de katılan vekili olarak kabulüne karar verildi. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık müdafiinin temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, son sözün sorulmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini son kesen son işlemin sanıkların 22.01.2016 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.