Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/2405 E. 2013/7964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/2405
- Karar No
- 2013/7964
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : İftira Hüküm : TCK'nın 267/1, 269/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mükerrir olan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Türk Telekom A.Ş. ile sanık arasında yapıldığı belirtilen 22.05.2006 tarihli telefon abonman sözleşmesinin sanık tarafından imzalandığı halde sahte oluşturulduğundan bahisle yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak hakkında iftira suçundan dava açılan sanığın “suça konu telefonla benim bir ilgim yoktur. Çalıştığım iş yerine ait bir telefondu ve 2006 yılında yanlarında çalıştığım ... ... birebir benim imzamı taklit etmek sureti ile iş yerine telefon bağlanması için telekomla sözleşme imzalamış ve söz konusu telefondan dolayı borç benim üzerime geldiği için ve sözleşmede de benim adım yazdığı için hakkımda icra takibine girişilmişti. Telekomdan gelen abonman sözleşmesindeki imza bana gösterildiğinde birebir benim imzama benzediği için benim olabilir demiştim. Ancak suça konu belgedeki imza benim değildir.” şeklindeki savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından suça konu 22.05.2006 tarihli telefon abonman sözleşmesindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınarak imzanın sanığa ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde şikayette bulunduğu ... ... ve ... ... isimli şahısların gerçekte var olup olmadıklarının araştırılması, var olduklarının anlaşılması durumunda sanığın aynı nev'iden ... içtima hükümleride uygulanmak suretiyle iftira suçundan bu isimlerle gerçek şahısların olmaması durumunda ise suç uydurma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imzalanan, UYAP sisteminde kayıtlı bulunan ve bir sureti sanığa tebliğ edilen hükmün gerekçesinde sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı belirtilmesine rağmen, kısa kararda hükmün açıklanması suretiyle çelişkiye düşülmesi, 3- Sanığın, mağdur hakkındaki iftirasından Cumhuriyet savcılığındaki 14.10.2009 tarihli beyanı ile döndüğü ancak kovuşturma aşamasında 30.04.2010 tarihli beyanı ile mağdura isnad ettiği eylemin doğru olduğunu söyleyerek iftiradan dönme isteğinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 269/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağının düşünülmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.