Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/506 E. 2012/796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/506
- Karar No
- 2012/796
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, yardım etme, insan ticareti ve fuhuş Hüküm : 1- Sanıklar ve ... hakkında; a- TCK'nın 80/1, 62, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 220/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- TCK'nın 227/2-4-6, 62, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet d- TCK'nın 55. maddesi uyarınca tüm mal varlığı ve kazançların müsaderesi e- TCK'nın 54. maddesi gereğince adli emanette bulunan cep telefonlarının müsaderesi 2- Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 220/7 delaletiyle 220/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanık ... hakkında; a- TCK'nın 80/1, 39/1, 62, 52/4, 53 ve 58/1-6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK'nın 227/2-4-6, 39/1, 62, 52/4, 53 ve 58/1-6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet 4- Sanık ... hakkında; TCK'nın 227/2, 62, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'ın “...” olan soyadının, gerekçeli karar başlığında “Alıyeva” olarak yazılması, hükmün esasını oluşturan kısa kararda doğru yazılması nedeniyle mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 1- Sanıklar ... ... ve ... hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve fuhuş”, sanıklar ... ve ... hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme” ile sanıklar ... ve ... hakkında “fuhuş” suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt mensubu olmaktan mahkum olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Çaresizlikten söz edebilmek için kişinin muhtaç durumda bulunması, bu muhtaç halin yarattığı sonuçtan yararlanılarak sömürülmesinin gerektiği, TCK'nın 227/4. maddesinde belirtilen çaresizlik halinden, hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak veya gitmek gibi konularda yapacak bir şeyi olmayan kimsenin durumunu anlamak gerekli olup, bu nitelikli halin varlığının kabulü için mağdurun üstesinden gelemeyeceği bir çaresizlik ortamında da bulunması gerektiği cihetle; mağdurelerin ülkelerinde yaşadıkları ekonomik güçlükler nedeniyle Türkiye'ye gelerek para kazanmak amacıyla rızaları ile fuhuşa yönelmelerinde sanıkların mağdurelerin çaresizliklerinden yararlandıklarından söz edilemeyeceği gözetilmeden anılan fıkra ile artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini ile fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmeyerek sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması sonuç cezanın süresi yönünden CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak da nazara alınarak aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında “insan ticareti” suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince; Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, TCK'nın 80/3. maddesi kapsamında kalmayan ve kendi rızaları ile fuhuş yapmak isteyen mağdurelere yönelik olarak sanıkların; tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle fuhuş yaptırdıklarına dair kanıt elde edilemediği gibi mağdurelerin ülkelerinde yaşadıkları ekonomik güçlükler nedeniyle Türkiye'ye gelerek para kazanmak amacıyla rızaları ile fuhuşa yönelmelerinde sanıkların mağdurelerin çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmelerinden söz edilemeyeceği, ayrıca fuhuş yaptırmak maksadıyla insan ticareti suçunun düzenlendiği 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik TCK'nın 80. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olmadığı da gözetilerek, unsurları itibariyle oluşmayan atılı insan ticareti suçundan sanıkların beraatleri yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine hükmolunması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.