Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/10981 E. 2025/3196 K. – Fuhuş
Konu: Fuhuş
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10981
- Karar No
- 2025/3196
- Karar Tarihi
- Konu
- Fuhuş
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/196 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde yapıldığı ve temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında fuhuş suçundan, ayrı ayrı 3 kez mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir delilin bulunmadığına, yüzyüzelik ve doğrudanlık ilkelerinin ihlal edildiğine, eksik araştırma yapıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve lehe hükümlerin uygulanması istemine ilişkindir. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri, adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğine ve suç düzeltilmemesine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "07.12.2013" olarak gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 227/2. maddesi uyarınca hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; ilk hükümlerin yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve cezayı aleyhe değiştirme yasağı dikkate alındığında bu hususta bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle, sanık hakkında verilen cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi" dışında isabetsizlik bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarında yer alan ''sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına'' ilişkin kısımların çıkartılarak yerlerine ''sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.