Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/4379 E. 2012/1872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/4379
- Karar No
- 2012/1872
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, hakaret Hüküm : a- TCK'nın 152/2-a, 31/3, 62/1, 50/1-d maddeleri uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının 1 yıl boyunca içkili yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine b- TCK'nın 125/3-a, 125/4, 43/1-2, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın temyizinin sadece mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkındaki yargılamada duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılması suretiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde "ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine" karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Mala zarar verme suçunda, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-d maddesi hükmüne göre, kısa süreli hapis cezası, mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilebileceği bu nedenle sanığın belirli yerlere gitmekten yasaklanma tedbirinin hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezası süresini geçemeyeceği gözetilmeden, 1 yıl süre ile alkollü içeceklerin tükedildiği gazino, pavyon gibi benzeri nitelikteki yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine hükmedilmesi, Hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçların niteliği, hükmolunan cezaların türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.