Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/12248 E. 2011/30731 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/12248
- Karar No
- 2011/30731
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Sanık ... hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 265/1-4, 152/1-a, 53, 6136 sayılı Kanunun 15/1, 765 sayılı TCK’nın 36. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 258/1, 55/3, 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 31/3, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanık ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 258/1, 55/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde, Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı tek bir fiille işlemiş olması karşısında, tayin olunan temel cezanın TCK'nın 43/1-2. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve mala zarar verme, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme ile sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde, a- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu ile ilgili olarak; Sanıktan elde edilen ve namlusu üzerindeki pimler vasıtasıyla ekseni etrafında el yardımı ile açılıp kapanan metal iki adet sapı olan, açılıp kapanan sapların sabitlenmesini sağlayan mandalı olmayan, tek ağızlı, sırtı küt, sivri uçlu, namlusunun sol yüzeyinde "... " ibaresi bulunan bıçağın, kelebek bıçak niteliğinde olduğu anlaşılmakla; İçişleri Bakanlığının 02.08.1995 gün, 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları ile bu bıçakların serbestçe alınıp satılmaları ve 5237 sayılı TCK'nın 21. maddesindeki "suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır" hükmü de gözönüne alınarak atılı suçun oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması, b- Sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçuyla ilgili olarak; Suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan sanıklar hakkında hükmolunan cezaların 647 sayılı Kanunun 4/2. maddesi uyarınca paraya ya da tedbire çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, c- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; 765 sayılı TCK’nın 516/3. maddesinde düzenlenen suçun kamuya ait veya kamu hizmetine ayrılmış yapılara veya bunların eklentilerine ya da taşınır nitelikteki eşya veya parçalarına zarar verme eylemlerini suç olarak düzenleyip yaptırıma bağladığı, bina ve eklentisiyle ilgisi bulunmayan polis aracına zarar verme eyleminin ise aynı Kanunun 516/ilk. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kabule göre de; aa- TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a-b-d-e. maddesindeki haklardan bihakkın tahliye tarihine, TCK’nın 53/1-c. maddesinde belirtilen haklardan şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, bb- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan sanık ... hakkında tayin olunan cezadan suç tarihi itibariyle TCK’nın 31. maddesiyle 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini, cc- Sanık ...’e verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen adli para cezasına ya da tedbire çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.