Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/686 E. 2026/2057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/686
Karar No
2026/2057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2389 E., 2025/2238 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Beypazarı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/581 E., 2024/833 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ....... ili ........ ilçesi ....... Mahallesinde 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi ve Ek 5. maddeleri uyarınca yapılan arazi ve orman kadastro çalışmaları sırasında, sınırları belirtilen tapusuz taşınmazın kroki-2'de (C) harfi ile gösterilen 30.455,71 m² kısmının da dahil olduğu ormanlık alan; 28.01.2016 tarihinde toplam 6.740.564,46 m² yüzölçümlü olarak .......... Mahallesinde bulunan, 1 01... parsel Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmiştir. Yine kroki-2'de (B) harfi ile gösterilen 5.716,57 m² yüzölçümlü alan ise ........... Mahallesi/köyü kadastro çalışma alanında kaldığından, tescil harici olarak bırakılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ................/köyünde hayvancılık işiyle uğraştıklarını, söz konusu Mahallede 3402 sayılı Kanunu'na göre arazi kadastrosunun 1990'lı yıllarda yapıldığını, davaya konu edilen yerin kadimden beri öncelikle Mikail köyü/Mahallesi halkının büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarının suvat yeri olduğunu, ancak Orman İdaresinin burada ağaçlandırma çalışmasına başladığını, 4723 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715. maddesine göre statü gereği kamu malı olduğunu, özel mülkiyete konu olmadığını, .......... ili ....... ilçesi ......... Mahallesi/köyünde bulunan, kuzeyi; .............. çayı ve .......... Mahallesi/köyü 1 27... parsel sayılı ... Tepe Devlet ormanı, güneyi; ......... çayı, doğusu; ........ çayı, batısı; 1 27... parsel sayılı .......... Tepe Devlet ormanı parseli ile çevrili olan 36.172.28 m² yüzölçümüne sahip yerin kadimden beri “suvat yeri” olduğunun ve yararlanma hakkının Mikail köyü/Mahallesi halkından olan davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesine ve Orman Genel Müdürlüğünün dava konusu yere ait eyleminin durdurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddiyle yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca tüzel kişiliği kaldırılan belediye ile köylerin taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçları katıldıkları belediyeye intikal edeceğinden, Mikail Mahallesi/köyü adına davacılar tarafından davalılara husumet yöneltilemeyeceği" gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda, gerek İlk Derece Mahkemesi ve gerekse Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinin gözlerinden kaçırdıkları konunun, davacıların yararlanma (kullanma) hakkı olduğu, davacıların, davaya konu yerde, hiçbir şekilde mülkiyet hakkından söz etmediklerini ve Hazinenin yerine geçerek tescil talep etmediklerini, davacıların davaya konu “suvat yeri ve eğrek yerinin kadimden beri köyün büyük ve küçük baş hayvanlarının su içtikleri ve dinlendikleri yerdir" iddiasında bulunduklarını ve davalı ... İdaresinin bu yere el atarak muraza çıkardığını, dava dilekçelerinin muhtevasında da "buranın kadimden beri suvat yeri ve eğrek yeri olduğunun tespitini ve davalının müdahalesinin menine karar verilmesini" talep ve beyan ettiklerini bu nedenle gerek davanın niteliği ve gerekse davadaki davacıların yararlanma (kullanma) haklarına binaen iş bu davada kesinlikle aktif dava ehliyetleri olduğunu, ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapusuz taşınmazın kadimden beri suvat yeri olduğunun tespiti ile davalı tarafından yapılan müdahalenin meni istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıların yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/686, K. 2026/2057, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-686-e-2026-2057-k-daef40e35a4a