Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3438 E. 2026/4642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3438
- Karar No
- 2026/4642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/17 E., 2024/10 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 49... parsel sayılı 1.359,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek, nitelik, beyanlar ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan sınırlarını bildirdiği dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle tespit harici bırakıldığını, imar-ihya ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun davada taraf sıfatının bulunmadığını ve dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince kadastro tutanağı ve aktarılan dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda 04.11.2016 tarihli ve 2014/155 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmazın zeytinlik vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2017 tarihli kararı ile davacı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2017 tarihli kararının davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/4757 Esas, 2021/11608 Karar sayılı ilamıyla komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarının getirtilip uygulanmadığı, dava konusu taşınmazın niteliğinin ve üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şekli ve süresinin belirlenmesi amacıyla, aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafı üzerinde bu konuda uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine inceleme yaptırılarak denetime elverişli rapor alınmadığı, taşınmazın niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı ve böyle yerlerden ise imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve hangi tarihte tamamlandığı, ayrıca üzerindeki zeytin ağaçlarının dikme mi aşılı mı olduğu ve zeytin ağaçlarının kaç yaşlarında olduğu hususlarına ilişkin yeterli ve somut verilere dayalı bilgi içermeyen ziraat bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davacı adına senetsizden tescil edilen taşınmaz miktarının da araştırılmadığı, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazı 40 yıldan beri bildiklerini, o dönemde de taşınmaz üzerinde zeytin ağaçlarının mevcut olduğunu, davacının taşınmazı önceki sahibinden 30 yıl kadar önce satın aldığını ve kesintisiz olarak zilyetliğini sürdürdüğünü, zeytin ağaçlarının 100 yılı aşkın olması gerektiğini, taşınmazın çevresinde orman sınırları dışına çıkartılan ve satın alınan, öncesinde tapulu olan taşınmazların bulunduğunu ifade ettikleri, ziraat bilirkişisi raporunda taşınmaz üzerinde 70-80 yaşlarında zeytin ağaçları ve aralarda incir ağaçlarının bulunduğu, imar-ihya çalışmalarının 1968 tarihinden önce başladığı, 1984 tarihine kadar tamamlandığının belirtildiği, bozma ilamı öncesinde alınan orman bilirkişisi raporunda da hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın başlangıçtan beri tarım alanı olarak görüldüğü ve orman alanı dışında kaldığının bildirildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, ilk tesis kadastrosunda taşınmazın çalılık olduğunun belirlendiğini, bu nedenle orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda komşu parsellere ilişkin değerlendirme yapılmadığını, taşınmazın eğiminin %12'den fazla olduğunu, öncesi orman veya 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/J maddesi kapsamında eğimi %12'yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) fundalık, makilik ve çalılık niteliğindeki yerlerin orman sayılan yerler olarak kabul edildiğini, dosya kapsamında yapılan hava fotoğrafı incelemesinin yetersiz olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı içinde kaldığını ve zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Buna göre, genel Mahkemeden aktarılan eldeki davada dava konusu 2 49... parsel sayılı taşınmaz hakkında nitelik hanesi boş bırakılarak tespit tutanağı düzenlendiği halde, İlk Derece Mahkemesince vasıf belirtilmeden tescil kararı verilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu eksikliğin düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "parsel sayılı taşınmazın" ibaresinden sonra gelmek üzere "bahçe vasfıyla" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılar ... vekili ve ...'na ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.