Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2634 E. 2026/4441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2634
- Karar No
- 2026/4441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1999/32 E., 2001/13 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı Hazine vekili, davacı ... mirasçılarından ..., ..., ... vekili, asli müdahil ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ..., tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Adana ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 23 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... adına; 26 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... mirasçıları ve ... oğlu ... adlarına; 28 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 30 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 31 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 32, 37, 39, 46, 166, 1 78... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 33 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... oğlu ... adına; 34 parsel sayılı taşınmaz tapuya kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 35... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle ... adına; 38, 42... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, taksim, intikal ve satış nedeniyle ... adına; 40 parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sayılı taşınmaz tapu kaydı ve taksim nedeniyle ... adına; 41 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 43 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ve 52 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 169 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 171 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... adına; 172 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... adına; 174 parsel sayılı taşınmaz tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına; 175 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, intikal ve taksim nedeniyle ... adına tespit edilmiş; bilahare, komisyona yapılan itirazlar üzerine tutanaklar Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve ayrıca davacılar ... ve ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde mahlul kaydının iptali, el atmanın önlenmesi ve Şubat 1299 tarihli ve 31... numaralı tapu kayıtlarına dayanarak adlarına tescili istemiyle açılan davanın konusu olan taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tutanaklarının Kadastro Mahkemesine devredilmesi üzerine söz konusu davalar birleştirilmiş; aynı yer ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8 19... parsel sayılı taşınmaz, daha önce kadastro çalışması yapılan ... köyüne ait pafta ile yeni kadastro çalışması yapılan bu yere ait paftanın çakıştırılması sonucunda bu kısımda boşluk kaldığından bahisle Hazine adına tespit edildikten sonra Ceyhan Belediye Başkanlığı'nın komisyona itirazı üzerine komisyonca itiraz kabul edilerek 8 19... parsel sayılı taşınmaz Ceyhan Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiş ve Hazine tarafından askı ilan süresi içerisinde kadastro tespitine itiraz davası açılmakla dosyaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılmıştır. 2. Davacı Hazine vekili komisyona itirazları ve dava dilekçesinde; Adana ili ... ilçesi ... köyü 23, 28, 37, 38, 40, 41, 42, 43, 166, 169, 171, 172, 174, 1 75... parsel sayılı taşınmazların, tespitine esas tapu kaydı kapsamında kalmadığını, tapu kaydı uysa bile kaydın miktarı ile geçerli olduğunu; 26, 30, 31... parsel sayılı taşınmazların ... taşınmazı iken Hazineye intikal eden 18 dekar arazi içerisinde bulunduğunu; 35 parsel sayılı taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarının sağlanmadığını; 39... parsel sayılı taşınmazların iskanen verildiğini ve tapuda miktar fazlası bulunduğunu; 51 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas tapu kaydının tarafsız açılan davada verilen hüküm ile oluştuğunu, ... Mahallesi 8 19... parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacılar ... ve ..., Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettikleri dava dilekçelerinde ve komisyona itirazlarında, Şubat 1299 tarihli ve 31... numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, taşınmazların adlarına tescili ile el atmanın önlenmesini ve mahlul kaydının iptalini talep etmişlerdir. 4. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, 31... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 5. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, 30 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 6. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; 23... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. 7. Davacı ... ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak 32, 33, 34, 37, 39... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 8. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; zilyetliğe dayanarak 23... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 9. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, 33... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 10. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; zilyetliğe dayanarak, 52 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 11. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; taşınmazın Hazine tarafından kendisine verildiği ileri sürerek, 166 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 12. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; taşınmazın Hazineye ait olduğu ileri sürerek, 166 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 13. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına ve miras hakkına dayanarak, 175 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 14. Davacı ... kadastro tespitine itiraz dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, 178 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 15. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; satın alma iddiasına dayanarak, 51 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 16. Asli müdahil... ve ... müdahale dilekçesinde; satın alma iddiasına dayanarak, 51 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. 17. Asli müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; satın alma iddiasına dayanarak, 37, 39, 166, 1 78... parsel sayılı taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir. 18. Asli müdahil ... müdahale talebi dilekçesinde; satın alma iddiasına dayanarak, 38, 40, 42... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.1977 tarihli ve 1958/47 Esas, 1977/511 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazlar hakkında usule uygun kadastro tutanağı düzenlenmediğinden bahisle, yeniden tutanak düzenlenmek üzere tutanakların Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 18.03.1977 tarihli ve 1958/47 Esas, 1977/511 Karar sayılı kararına karşı davalı ... mirasçıları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 20.04.1978 tarihli ve 978/3699 Esas, 978/5623 Karar sayılı ilamı ile, "tapulamanın 5602 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle yapıldığı ve tutanağın anılan kanun hükümlerine uygun düzenlendiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "kadastro tespitine esas alınan tapu kayıtlarının dava konusu 23, 26, 30, 32, 33, 34, 35, 37, 39, 46, 51, 52, 169, 171, 172, 174, 1 78... parsel sayılı taşınmazlara uyduğu, Hazinenin taşınmazların ...'dan intikal eden yerlerden olduğu iddiasına ait kayıt temin edilemediği, davacı ... 'in dayandığı tapu kaydının dava konusu 28 parsel sayılı taşınmaza uyduğu, davacı ...'in dayandığı tapu kaydının dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına uyduğu, davacı ...'un dayandığı tapu kaydının dava dışı 29 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı ve haritası olmadığı, tespitte vergi kaydının uygulandığı ve davacı ...'un da dava konusu 30 parsel sayılı taşınmazda zilyetliği bulunmadığı, kadastro tespitine esas alınan tapu kayıtlarının dava konusu 38, 40, 41, 42... parsel sayılı taşınmazlara uyduğu ve taşınmazların ... ve ...'a ait iken taksim edilerek; 38 parselin 1935 yılında ...'a satıldığı, 40 parselin .... .'a, 41 parselin ...'a, 42 parselim ...'a, 43 parselin ...'a isabet ettiği, dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının taşınmaza uyduğu ancak tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, dava konusu 179 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının taşınmaza uymadığı ve tespit malikleri ... ve müştereklerinin zilyetliğinde bulunduğu, dava konusu 8 19... parsel sayılı taşınmazın şahıs arazileri ile çevrili olduğu, taşınmazın bir kısmının ... , bir kısmının ... zilyetliğinde bulunduğu, bir kısım davacıların bir kısım taşınmazlar yönünden davasından feragat ettiği" gerekçesiyle davadan feragat eden davacılar yönünden davanın feragatten reddine, davacı ... n'in davasının kabulüne, 28 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... evlatları adına tapuya tesciline, asli müdahil ...'in davasının 31 parsel yönünden kabulüne, taşınmazın fen raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmının ... mirasçıları adına tapuya tesciline, davacı ..., davacı Hazinenin davasının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaz yönünden kısmen kabulüne, fen raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın Hazine adına tapuya tesciline, davacı Hazinenin dava konusu 8 19... parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine, taşınmazın kadastro tespitinin iptaline fen raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının ... mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen kısmının ... mirasçıları adına tapuya tesciline, diğer davacılar ve asli müdahiller yönünden davaların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahil ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ... temyiz dilekçelerinde; Davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olduklarını, ... mirasçılarının davaya dahil edilmediğini, yargılamanın usule uygun yapılmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmayarak eksik araştırma ve hatalı delil değerlendirmesi ve incelemesi ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, dava konusu 30 parsel sayılı taşınmazın dedeleri ... adına tespit edilmesi gerekirken davacı ...'un davasının reddedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacı tarafların dayandıkları tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, kayıtların nitelikleri itibariyle miktar fazlası kısım bulunup bulunmadığı ve davacı gerçek kişiler lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 23, 26, 28, 30, 31, 32, 33, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 46, 52, 169, 171, 172, 178, 1 79... ada 21 parsel sayılı taşınmazlara, davacı ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekilinin 30 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına dava konusu 8 19... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve davacı ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Asli müdahil ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ...'ın 51 parsel sayılı taşınmaza, davacı Hazine vekilinin 35 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının dava konusu 35... parsel sayılı taşınmazlara uyduğunun kabulü ile taşınmazları kadastro tespitinden sonra tapuda satın alan İbrahim ve Sami Çelik adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, 51 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olup, 35 parsel yönünden ise varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu 35... parsel sayılı taşınmazlar öncesinde bir bütünken aradan İskenderun asfalt yolunun geçmesi nedeniyle ikiye ayrıldığı, kadastro tespitine esas alınan Temmuz 1953 tarihli ve 35 numaralı tapu kaydının kök kaydı olan Temmuz 1952 tarihli ve 135 numaralı tapu kaydının Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1952 tarihli ve 1951/136 Esas sayılı tescil kararıyla oluştuğu, ancak söz konusu tescil ilamında Hazinenin taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının dayanağı olan tescil kararında Hazine taraf olmadığından anılan karar Hazineyi bağlamaz. Bu durumda, kadastro tespitine esas tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğunun kabulü doğru olmayıp taşınmazlarda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının sağlanıp sağlanmadığı araştırılmalıdır. Öte yandan; asli müdahil ...'ın, 04.04.1967 tarihli dilekçe ile, dava konusu 51 parsel sayılı taşınmazı... satın aldığını iddia ederek davaya müdahil olduğu ve yargılama aşamasında 05.11.1994 tarihinde öldüğü, ölümünden sonra mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılama devam edilerek, asli müdahil ...'ın dava konusu 51 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 51 parsel sayılı taşınmaz yönünden davaya müdahil olan ... mirasçıları tespit edilip yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmeli, Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.07.1952 tarihli ve 1951/136 Esas sayılı tescil dosyası dosya içine alınarak bu dosyadaki mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından da yararlanılması suretiyle, kadastro tespitine esas tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamında Hazinenin taraf olmaması nedeniyle söz konusu tapu kaydının Hazine yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı dikkate alınarak mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile ziraatçı bilirkişi, fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve dava konusu 35... parsel sayılı taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazilerin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, varsa imar-ihya çalışmalarının tamamlanma tarihinin, üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş şeklinin ve süresinin belirlenmesine çalışılmalı; keşif mahallinde dinlenilecek tanık ve mahalli bilirkişilerden, taşınmazların önceki durumu, varsa imar-ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrı ayrı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasında oluşabilecek çekişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi anlatımları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; ziraatçı bilirkişi kurulundan, önceki raporları da irdeler şekilde dava konusu taşınmazların niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde tarafların zilyetliklerinin ne zaman başladığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususlarında komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; dava konusu taşınmazların tüm yönlerinden çekilmiş fotoğrafları dosya arasına konulmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. Davacı Hazine vekilinin dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan, Eylül 314 tarihli ve 5 sıra, Mart 324 tarihli ve 109 sıra ile bu kaydın geldisi olan T.Evvel 314 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu, ancak gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarı itibariyle geçerli olduğu, miktar fazlası kısımda bulunan göl yerinin zilyetlikle kazanılamayacağı, diğer kısımda ise zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı gerekçesiyle 166 parsel sayılı taşınmazın fen raporuna ekli krokide, 97.445, 80... yüzölçümlü A harfi ile işaretlenen kısmının tapu maliklerinin mirasçıları adına, 56.554, 20... yüzölçümlü B harfi ile işaretlenen kısmının ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; taşınmazın kadastro tespitine esas alınan, Eylül 314 tarihli ve 5 numaralı tapu kaydının, doğu ve güney hudutlarının "balkanlık", batı hududunun "tarikiam", kuzey hududunun "... oğlu tarlası" okuduğu, yüzölçümünün 78 dönüm olduğu; Mart 324 tarihli ve 109 sıra numaralı tapu kaydının geldisi ile kök kaydı olan T.Evvel 314 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydının, doğu hududunun "... tarlası", batı hududunun "mercin tariki", kuzey hududunun "balkanlık", güney hududunun “malaz” okuduğu, yüzölçümünün 12 dönüm olduğu; bu kaydın gittisi olan Mart 324 tarihli ve 109 sıra numaralı tapu kaydının ise, doğu hududunun “... tarlası”, batı ve kuzey hudutlarının “göl”, güney hududunun “tarikiam” okuduğu, yüzölçümünün ise 28 dönüm olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespite esas alınan T.Evvel 314 tarihli ve 2 ile Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının birbirini takip eden kayıtlar oldukları ve tapu kayıtlarının toplam yüzölçümünün 106 dönüm olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ve her iki tapu kaydının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu tapu kayıtlarındaki sınır yerleri birbirlerini okumadığı gibi Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının kuzey yönündeki "... oğlu tarlası" hududunun zeminde gösterilemediği, doğu ve güney yönündeki "balkanlık" hududunun ise kayıttan farklı olarak kuzey yönünde gösterildiği anlaşılmakta olup, bir tapu kaydının bir taşınmaza uyduğunun kabulü için en az üç hududunun zeminde gösterilmesi, birbirlerini takip eden tapu kayıtlarının ise hudutlarının birbirlerini okuması gerekmektedir. Bu haliyle, T.Evvel 314 tarihli ve 2 ile Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının birbirini takip eden tapu kayıtları olduğu, Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza uyduğu söylenemez. Tespite esas alınan T.Evvel 314 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı yönünden ise, anılan tapu kaydının hudutlarında yer alan "... tarlası"nın dava konusu 166 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan yoldan sonra gelen ... tarlaları olduğu, "... tariki"nin taşınmazın güneyinden batıya doğru uzanan ... yolu olduğu, "balkanlık"ın taşınmazın kuzeyinde gösterilen sulak ve ziraate elverişli yerler olduğu, taşınmazın güneyinde ise "malaz" hududunun zeminde bulunmadığı, bu haliyle tapu kaydının üç hududu itibariyle dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza uyduğu, ancak bu tapu kaydının "balkanlık" sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilebilir sınırlı kayıtlardan olması nedeniyle miktarıyla geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; söz konusu T.Evvel 314 tarihli ve 2 sıra numaralı kök tapu kaydının miktarı 12 dönüm iken, gittisi olan Mart 324 tarihli ve 109 sıra numaralı kaydın miktarı 28 dönüm olup İlk Derece Mahkemesince, tapu kaydındaki bu miktar artışının neden kaynaklandığı, meşru bir temele dayanıp dayanmadığı araştırılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, tespite esas alınan T.Evvel 314 tarihli ve 2 ile Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının birbirini takip eden tapu kaydı olduğunun, Eylül 314 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği gözetilerek, taşınmaza uyduğu ve değişebilir ve genişletilebilir hudutlu olması nedeniyle miktarıyla geçerli olduğu anlaşılan T.Evvel 314 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydının gittisi olan Mart 324 tarihli ve 109 sıra numaralı tapu kaydındaki miktar artışının hukuki ve meşru bir temele dayanıp dayanmadığı araştırılmalı, sonucuna göre kapsam tayininde esas alınacak miktar / yüzölçümü belirlenmeli ve bundan sonra sabit sınırlardan başlanmak suretiyle tapu kaydının miktarı kadar geçerli kapsamı tayin edilmeli, fen bilirkişisinden tayin edilen kısmın krokide gösterilmesinin istenmeli ve akabinde tapu miktarına isabet eden kısmın gerçek kişiler adına, kalan kısmın ise Hazine adına tesciline karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, hatalı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 4. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 1 74... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava konusu 1 74... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu bölgede 32 numaralı Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı halde, yapılan çalışmalar sonucu oluşan belirtmelik tutanağı, tablendikatif, dağıtım cetveli ile tevzi paftasının dosya içerisine getirtilerek taşınmazların söz konusu toprak tevzi çalışmalarındaki durumu tespit edilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 35 numaralı Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu oluşan belirtmelik tutanağı, tablendikatif, dağıtım cetveli ile tevzii paftasının getirtilmesi suretiyle dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve ziraatçı bilirkişi de hazır olduğu halde keşif icra edilmesi, keşifte kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının tüm tesis ve tedavülleri ile varsa haritası ve komşu taşınmaz tutanak kayıtları getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde Toprak Tevzi Komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve bu işlemin Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı üzerinde durulması, uzman ziraat mühendisinden arazinin niteliği, toprak yapısı, taşınmazın konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınması, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hakkında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin dava konusu 23, 26, 28, 30, 31, 32, 33, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 46, 52, 169, 171, 172, 178, 1 79... ada 21 parsel sayılı taşınmazlara ve davacı ... mirasçılarından ..., ... ve ... vekilinin 30 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ...'ın dava konusu 51 parsel sayılı taşınmaza, davacı Hazine vekilinin dava konusu 35 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik; davacı Hazine vekilinin (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 166, (V.B.4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 1 74... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.