Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2318 E. 2026/3062 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2318
- Karar No
- 2026/3062
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1810 E., 2025/1780 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.08.2025 SAYISI : 2021/212 E., 2021/597 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen ve kesinleşen hükmün tashih edilmesinin istenilmesi üzerine 06.08.2025 tarihli ek kararla tashih talebinin kabulüne karar verilmiş, işbu ek karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili ... ilçesi ...köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ...... parsel sayılı 2.701,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kullanıcısının kim olduğunun belirlenemediği belirterek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ...köyü çalışma alanında bulunan ...... parsel sayılı taşınmazın aralıksız ve davasız olarak yirmi yılı aşkın süredir davacı tarafından tarla vasfıyla kullandığını ileri sürerek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, bu talepleri kabul görmezse şerhler hanesine davacının kullanıcı olduğunun tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kimsenin kullanımında olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, davacı adına tespit yapılması için gerekli koşulların oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazın önceden davacının babası tarafından, onun ölümü ile miras taksimi ile davacı tarafından ekin ekilmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri, uzman bilirkişi heyetince hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile toprak yapısının incelenmesinde de, dava konusu taşınmazın 1980 yılından önceki önceki tarihlerde çalılardan temizlenerek açık tarım alanı olarak kullanıma başlandığı, 1980 yılında imar ve ihyanın tamamlandığı, kadastro tespitine kadar tarım alanı olarak kullanımda olduğu, ıslah edilerek tarım toprağı sıfatının oluştuğunun tespit edildiği, davacı lehine zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı vekili tarafından 16.07.2025 tarihli dilekçe ile hükmün infaz edilemediğinden bahisle tashih kararı verilmesinin talep edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2025 tarihli ek kararıyla "07.10.2021 tarihli gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sehven parsel numarasının hatalı yazıldığı, dosya kapsamında yapılan incelemede, dava dilekçesinde ve yargılama aşamalarında dava konusu parselin ... ilçesi ...Mahallesi ...... parsel olması gerektiği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304. maddesine gereğince hükümdeki maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle tashih isteminin kabulüne karar verilmiş, ek karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "...hükümde parsel numarasının maddi hataya dayalı olarak sehven yanlış yazıldığının açıkça tespit edildiği ve mahkemece tashihen parsel numarasının düzeltildiği, kararın değiştirilmesinin veya yargılama yapılmayan bir parsel hakkında yeni bir karar verilmesinin söz konusu olmadığı, hal böyle olunca ilk derece mahkemesince verilen tashih kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.