Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1151 E. 2026/2050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1151
- Karar No
- 2026/2050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/20 E., 2013/84 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ........ ili ....... ilçesi ....... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı 16.178.746,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 5304 sayılı Kanun'la değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve tutanak 06.01.2006–06.02.2006 tarihleri arasında kısmi ilana çıkarılarak kesinleşmiştir. 2. ........ ili ...... ilçesi ........... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı taşınmaz 25.372,74 m² yüzölçümündeki taşınmaz; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...... oğlu ... adına bağ vasfıyla 07.03.2006 tarihinde tespit ve tescil edilmiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ......... ili ....... ilçesi ......... köyü ......... ........ mevkiinde bulunan, bağ niteliğindeki müvekkiline ait taşınmazın, muhtarlığa asılan askı cetvel ilanında yüzölçümünün 25.375 m² olarak yazıldığını, oysa yüzölçümünün ilanda belirtilenin çok üstünde olduğunu, yapılan kadastro işleminde hata olduğunu ileri sürerek, maddi manevi zararının karşılanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi temsilcisi cevap dilekçesinde; idareleri tarafından yaptırılan tahkikatta, söz konusu parselin orman vasfında olma ihtimalinin söz konusu olduğunu, çünkü o köye ait orman amanejman haritasında dava konusu yerlerin (Z-OT) simgesi ile gösterildiğini, yani o bölgede ziraat arazileri ile orman alanının iç içe girmiş, girift bir halde bulunduğunu, keşif aşamasında taşınmazın hudutlarının orman sahası içerisinde kaldığının anlaşılacağını, Orman İdaresinin davaya müdahilliğinin kabulü ile mülkiyetinin Hazine adına tesciline, haksız ve usulsüz olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2010 tarihli ve 2008/116 Esas, 2010/351 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ......... ili ......... ilçesi .......... köyü 1 03... parselde orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıtlı bulunan taşınmazın, fen bilirkişisi .......... tarafından düzenlenen 29.12.2009 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 26.519,33 m² yüzölçümündeki kısmının tapu kaydının iptali ile bağ vasfıyla ....... ve ......... oğlu 21.12.1959 doğumlu davacı ... adına tapuya tesciline, fen bilirkisi tarafından düzenlenen 26.12.2009 havale tarihli raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2011 tarihli ve 2011/1960 Esas, 2011/5404 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2005 tarihli ve 2005/20-327-377 sayılı ve 28.06.2006 tarihli 2006/20-467-494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacının zilyetliğe dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle 1 01... sayılı orman parselinin (A) harfi ile gösterilen 26.519,33 m² yüzölçümlü bölümünün kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman ile bir ilgisinin bulunmadığını, orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlemesi karşısında tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak dava açılabileceğini, tapu kaydı koşulunun aranmayacağının yapılan kanuni düzenlemelerle mümkün olduğunu, bu hususlar karşısında usul ve kanuna uygun ve süresinde açılmış bulunan davanın İlk Derece Mahkemesince reddinin usul ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacının 20 yıllık nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğe dayanarak açmış olduğu davada, 3402 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosunun yapıldığı ve hak sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü sürede dava açabileceği, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 6527 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile yapılan değişiklik ile "...Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler." hükmü gereğince hak sahiplerinin orman kadastrosuna itiraz edebileceğinin düzenlendiği, bu nedenle davacının dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunduğu, dava konusu taşınmazın, Dairemizce ziraat ve orman bilirkişi raporlarının incelemesi neticesinde fen bilirkişisi ........... tarafından düzenlenen 29.12.2009 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 26.519,33 m² yüzölçümündeki yerin orman tahdidinden çıkarılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.