Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5441 E. 2026/2021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5441
Karar No
2026/2021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/4 E., 2024/1 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. 1990 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında .... ili .... ilçesi ..... köyü 1276 parsel sayılı 18919,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1277 parsel sayılı 35333,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "..... ve ... kullanımındadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1272 parsel sayılı 7768,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine ".... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1271 parsel sayılı 8645,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "..... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1283 parsel sayılı 17290,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1495 parsel sayılı 35593,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1484 parsel sayılı 22827,53 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... işgalindedir." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1273 parsel sayılı 8269,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1275 parsel sayılı 17040,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1274 parsel sayılı 10.775,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "... kullanmaktadır." şerhi verilerek tarla niteliğiyle Hazine adına, 1278 parsel sayılı 131.014,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydı nedeniyle tarla niteliğiyle ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., 1276 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. 3. Davacılar ..., ...... ve ... kendi adına asaleten, ....... ve ........ velayeten, 1277, 1278, 1283, 1276, 1275, 1274, 1273, 12 72... parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı, satış senedi, Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/478 Esas ve 1979/639 Karar sayılı dosyası ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adlarına hisseleri nisbetinde tescili istemiyle dava açmışlardır. 4. Davacı ..., 1484, 14 95... parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. 5. Davacı ..., 12 73... parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. 6. Davacı ..., 1274 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. 7. İlk Derece Mahkemesince, ayrı ayrı açılan davalar birleştirildikten sonra, ............ ve ... 1271, 1283, 1276, 1275, 1274, 12 72... parsel sayılı taşınmazlar yönünden dayaya katılmışlar ve Hazine de orman niteliğinde tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2012 tarihli ve 1991/14 Esas, 2012/30 Karar sayılı kararı ile davacılar ..., .......... ve ...'in (kendi adına asaleten ....... ve ....... velayeten) 1278, 1283, 1276, 1275, 12 74... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine, davacılar ..., ....... ve ...'in (kendi adına asaleten ....... ve ............velayeten) 1271, 12 72... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının reddine, dava konusu 1271, 12 72... parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına, davacı ...'ın 12 73... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine, 12 73... parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılarak 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına, davacı ...'ın 1274 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının reddine, 1274 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına, davacı ...'ın 1283, 14 95... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasının reddine, 1283 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına, 14 95... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ..., ...... ... (kendisine asaleten ...... ve ......... velayeten), katılan ... Genç ve ... vekili tarafından 1271, 12 72... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, davacı ... tarafından ise 1276 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/7280 Esas, 2014/8643 Karar sayılı kararı ile “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, temyize konu 1271, 12 72... parseller hakkında orman araştırması yapılmadığı gibi, davacılardın dayanağı olan Konya Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/478 E. - 1979/639 K.sayılı dava dosyası ile Konya Ereğlisi Sulh Ceza Mahkemesinin 1976/1086 E. - 1978/677 K. sayılı dava dosyasının yapılan keşifte uygulanmadığı gibi zilyetlik araştırmasının da usûlünce yapılmadığı, bölgede yapıldığı anlaşılan orman kadastro çalışmasına ait çalışma tutanaklarının da dosyaya getirtilmediği, ayrıca, davacı ... tarafından dava konusu edilen 1276 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması ve 1278 parsel hakkında da sicil oluşturulmamasının da doğru olmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede yapılıp kesinleştiği anlaşılan orman kadastrosu ve aplikasyon haritaları, her birine ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilân tutanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 15... yıl önce çekilmiş hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritası, topografik fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritaları, komşu parseller tesbit edilerek bu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması, temyiz konusu taşınmazların Konya Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/478 E. 1979/639 K.sayılı dava dosyası ile Konya Ereğlisi Sulh Ceza Mahkemesinin 1976/1086 E. 1978/677 K. sayılı dava dosyası kapsamında kalıp kalmadığının saptanması” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık uyarınca dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazları kapsadığı anlaşılan Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/478 Esas ve 1979/639 Karar sayılı ilamı ile fen bilirkişisi ............. tarafından düzenlenen 11.09.1979 tarihli krokide 18.000 m² (a), 72.000 m² (b) olarak gösterilen taşınmazlar hakkında ............ Mahallesi Tüzel Kişiliği aleyhine elatmanın önlenmesi kararı verildiği, Ereğli Sulh Ceza Mahkemesinin 1976/1086 Esas ve 1978/672 Karar sayılı ilamı ile aynı yer hakkında ............ ve ....... mera olarak kabul edilen yere tecavüzde bulundukları yönünde hüküm kurulduğu, Ereğli Sulh Ceza Mahkemesinin 1973/1116 Esas ve 1974/662 Karar sayılı ilamı ile benzeri yönde araştırma yapıldığı ancak af nedeni ile dosyanın kapatıldığı, kaymakamlık tarafından tanzim edilen 25.06.1973 tarihli 21/160 sayılı mera niteliğindeki taşınmaz ile ilgili olarak kişilerin müdahalesinin men'i yönünde kararın bulunduğu, aynı yeri kapsadığı uygulaması yapılan krokiden anlaşılan nizalı kısım hakkında taşınmazın şahıslar tarafından kullanılan tarım arazisi mi, yoksa mera mı olduğu yönünde çelişkili üç farklı mahkeme kararı bulunduğu, keşif esnasında alınan kullanımın nizasız ve fasılasız olduğuna ilişkin bir kısım bilirkişi beyanlarına, dava konusu taşınmazların 1969 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal amaçla kullanılmadığı, herhangi bir ekim-dikim ve sınır çizgisi bulunmadığı anlaşılmakla itibar edilemeyeceği, hava fotoğraflarının incelenmesinde 1940-1947 ve önceki yıllarda zilyetlik olduğu kabul edilse dahi bu zilyetliğin terk edildiği, daha sonra vefat eden kişilerin mirasçıları tarafından 1977 yılında bu yerleri tekrardan sürerek tarla haline getirerek zilyet oldukları, hava fotoğraflarından tespit edilebilen en eski kullanım tarihinin 1987 olduğu, taşınmazların yaklaşık 25-30 sene boyunca ekilip biçilmediği, aynı zamanda önceki keşifteki mahalli bilirkişi beyanlarına göre de taşınmazların evvelinde köy hayvanlarını otlatma yeri olarak kullanıldığı yönündeki beyanları dikkate alındığında; davacıların yaklaşık 25 yıl boyunca taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetlikleri bulunmadığından, yine olayda zorunlu hallerdeki zilyetlik terki (savaş, yoğun terör olayları, ciddi tehdit, kan davası vb.) bulunmadığından ve zilyetliğin kiracı, ortakçı, ödünç verdiği kişi aracılığıyla veya zilyedin izni ile başkası tarafından bedelsiz kullanım şeklinde de olsa devam ettirilmemiş olmasından dolayı ortaya çıkan durumun zilyetliğin iradi terki olarak kabul edilmesi gerekeceği, zilyetliğin yeniden başladığı tarih itibarı ile malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurulan sürenin 20 yıla ulaşmadığı bu nedenle her ne kadar-ziraat bilirkişi heyetince tanzim edilen bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere- taşınmazlarda uzun süredir tarımsal faaliyette bulunulduğu gözetilse dahi 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki şartların sağlanmadığı, dava konusu taşınmazların tamamının tespit tarihinde evveliyatı itibarıyla tapulama tutanaklarında izah edildiği şekliyle bütün olarak mera olduğu hususunda hukuki ve vicdani kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine, 1271 parsel (idari sınır değişikliğinden sonra ... Mahallesi 1 15... parsel) sayılı taşınmazın 8.645,37 m² yüzölçümü ile; 1272 parsel (idari sınır değişikliğinden sonra ... Mahallesi 1 15... parsel) sayılı taşınmazın 7.768,31 m² yüzölçümü ile; 1276 parsel (idari sınır değişikliğinden sonra ... Mahallesi 1 15... parsel) sayılı taşınmazın 18.919,59 m² yüzölçümü ile; 1277 parsel (idari sınır değişikliğinden sonra ... Mahallesi 1 15... parsel) sayılı taşınmazın 35.333,26 m² yüzölçümü ile mera niteliğinde sınırlandırılarak özel siciline yazılmalarına, 1278 parsel (idari sınır değişikliğinden sonra ... Mahallesi 1 32... parsel) sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi (............ kızı ... adına, tarla niteliği ile, 131.014,59 m² yüzölçümü ile) tapuya tesciline, 1273, 1274, 1275, 1283, 14 84... parsel (idari sınır değişikliğinden sonra sırası ile ... Mahallesi 1 15... parsel, aynı yer 1 15... parsel, aynı yer 1 15... parsel, aynı yer 1 15... parsel, aynı yer 1 15... parsel, aynı yer 1 15... parsel) sayılı taşınmazlar yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden bu taşınmazlar hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ... aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesince ziraat mühendisi bilirkişi raporu ve tanık beyanlarının aksine karar verildiği, lehlerine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu ve taşınmazın niteliğinin hatalı tespit edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı ve davacılar ve asli müdahil yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılar ..., ... ve asli müdahil ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5441, K. 2026/2021, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5441-e-2026-2021-k-74d6a596fca9