Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/939 E. 2026/3794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/939
- Karar No
- 2026/3794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1394 E., 2024/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/116 E., 2022/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2018 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 43... , 1 84... , 1 84... ve 2 02... parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle susuz tarla ve bağ vasıflarıyla sırasıyla 6.934,25 m², 16.064,42 m², 16.714,30 m², 27.154,32 m² yüzölçümlü olarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır. Arazi kadastrosu ise 1986 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmazlar tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 43... , 1 84... ve 9 ile 2 02... parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve orman olma ihtimalinin bulunduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının da davalı lehine oluşmadığını ileri sürerek, tespitlerinin iptali ile taşınmazlar hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) o vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu ve uzun yıllardır müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 43... , 1 84... ve 9 ile 2 02... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usûl ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların öncesinin orman olmadığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, müvekkili lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davalı lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davalı vekilinin 1 84... ve 9 ile 2 02... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin 1 43... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince 1 43... parselin öncesinin orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır. Şöyle ki, her ne kadar hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1952 yılı hava fotoğrafında taşınmazın doğal orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunun belirgin olarak gözüktüğü yönünde tespitte bulunulmuşsa da, 1 43... parselin anılan hava fotoğrafında üzerinin açık göründüğü, ayrıca komşu parsellerinin hiçbirinin orman vasfında olmadığı, yine jeodezi uzmanınca düzenlenen raporda 19 84... yılı hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde zirai faaliyetin bulunduğunun belirtildiği, böylelikle dosya kapsamında diğer delillerle birlikte davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının da oluştuğunun anlaşılmasına göre, bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup anılan parsel yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile dava konusu 1 84... ve 9 ile 2 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalı ... vekilinin 1 43... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu parsel yönünden KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1 43... parsel yönünden 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.