Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/9 E. 2026/3247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9
- Karar No
- 2026/3247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/203 E., 2024/96 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı ... ..., Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... köyünde 2007 yılında ilk kez yapılan ve 10.10.2008 10.04.2009 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu sırasında, maliki bulunduğu 448 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 348, 389, 485, 487, 5 19... parsel sayılı taşınmazların ise kısmen hatalı olarak orman sınırları içinde bırakıldığını ileri sürerek, orman kadastro çalışmasının iptali ile taşınmazların orman alanı dışına çıkarılmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, orman kadastro tespitine itiraz davasına asli müdahil olmuş, taşınmazların orman niteliği ile tescilini, orman vasfını yitirmiş ve 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olması halinde ise tarla niteliği ile Hazine adına tescillerini talep etmiştir. 3. Kadastro Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 2011/4199 Esas ve 2011/8012 Karar sayılı ilamı ile asli müdahil Hazinenin orman kadastrosuna itiraza yönelik 6 aylık askı ilan süresi içinde açılmış bir davası olmadığı gerekçesiyle, asli müdahil Hazinenin davasına yönelik görevsizlik kararı verilmesi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli ve 2015/274 Esas, 2017/456 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin davasının kabulüne, 1 33... parsel ( eski 348 parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 20.03.2017 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile işaretli 7.349,35 metrekarelik kısmının, 1 33... parselin (eski 448 parsel) tamamının ve 1 11... parsel (eski 487 parsel) sayılı taşınmazın (A) ile işaretli 2.334,35 metrekarelik kısmının tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Daremizin 18.01.2022 tarihli ve 2021/17904 Esas, 2022/318 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu 3 48... parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile gösterilen kısımları ve 389, 485, 5 19... parsellere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada 389, 485, 5 19... parsellere ilişkin bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma yapılmamış, Orman İdaresinin bu parsellere ilişkin açtığı ve kesinleşen davalardaki hükme esas kroki çakıştırılmak suretiyle hükmen orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen kısımlar tespit edilmemiş ve temyize konu dosya kapsamında bu kısımlar dışında kalan yerler bakımından orman araştırması yapılmamış ve hüküm kurulmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda, 1954 hava fotoğrafında çekişmeli 487 parselin (B) kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, rapor ekindeki hava fotoğrafında bu bölümün koyu göründüğü ve bu haliyle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda çelişki oluştuğu halde bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemeyeceği" gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 33... parsel (eski 348 parsel) sayılı taşınmazın 01.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 7.349,35 m²lik ve 1 11... parsel (eski 487 parsel) sayılı taşınmazın raporda (A) ile işaretli 2.334,98 m²lik kısımları ile 1 33... parselin (eski 448 parsel) tamamının (472,78 m²) vaki tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısımların aynen malikleri üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların tamamının orman vasfı taşıdığını, bilirkişi raporlarının bu yönüyle hatalı olduğunu, 485, 519, 612, 389 nolu parsel sayılı taşınmazlarla ilgili inceleme yapılmadığını, hüküm kurulmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; yapılan orman kadastro çalışmasının ikinci kadastro olduğunu, bu çalışma ile taşınmazların orman sınırları içine alınamayacağını, ayrıca bilirkişi raporlarında taşınmazların 2/B kapsamında olduğunun tespit edildiğini, 2/B vasfında oldukları gözönünde bulundurulmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken bu kısımlar yönünden de orman vasfında olduklarından bahisle Hazine adına tescil kararı verilmesi yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir . 3. Asli müdahil ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, 485, 519, 6 12... nolu parsel sayılı taşınmazalarla ilgili inceleme yapılmadığını, hüküm kurulmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir . B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından yapılan incelemede davacı Hazine vekili; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, Kadastro Mahkemesinde davalı ... tarafından açılan 448, 348, 389, 485, 487, 5 19... parsel sayılı tapulu taşınmazlarının orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisinde bırakan orman kadastro tespitine itiraz davasına asli müdahil olmuş, taşınmazların orman niteliği ile tescilini, orman vasfını yitirmiş ve 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olması halinde ise tarla niteliği ile Hazine adına tescillerini talep etmiştir. Asli müdahilin davası yönünden Yargıtay (Kapatılan) 2011/4199 Esas ve 2011/8012 Karar sayılı ilamı ile asli müdahil Hazinenin orman kadastrosuna itiraza yönelik 6 aylık askı ilan süresi içinde açılmış bir davası olmadığından görevsizlik kararı verilmesi yönünden bozulması ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Orman İdaresi ise davaya konu taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya asli müdahil olmuştur. Bunun yanında dava konusu taşınmazlardan 485, 6 12... parsel sayılı taşınmazlara yönelik Orman İdaresinin kesinleşen tahdite dayalı açmış olduğu davalara ilişkin Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/181 Esas ve 2013/393 Karar sayılı kararı ile verilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.02.2014 tarihli ve 2013/10239 Esas, 2014/1917 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Yine dava konusu olan 389 parsel sayılı taşınmaza yönelik Orman İdaresi tarafından açılan Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/35 Esas ve 2015/107 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleştiği, dava konusu 348 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/38 Esas sayılı dosyasının ise elimizdeki dava ile birleştirildiği görülmüştür. O halde orman olduğuna karar verilen ve hükmü kesinleşen bölümler bakımından ayrıca bir araştırmaya gerek bulunmamaktadır, anılan kararlarda orman olmadığından reddedilen bölümler ile kesinleşmeyen taşınmazlar bakımından ise davacı Hazinenin ve asli müdahil Orman İdaresinin taleplerinin orman tahditine itiraz niteliğinde olduğundan, bu kısımlar yönünden usulüne uygun orman araştırmasının yapılması gerekmektedir. Dairemizin bozma ilamında bu husus detaylı belirtildiği halde orman araştırmasının sadece 348, 4 48... parsel sayılı taşınmazlara yönelik yapıldığı ve dava konusu olan 485, 612, 5 19... parsel sayılı taşınmazlara yönelik Orman İdaresinin açtığı ve kesinleşen davalardaki hükme esas kroki çakıştırılmak suretiyle hükmen orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen kısımların tespit edilmediği ve bu kısımlar dışında kalan yerler varsa orman araştırmasının yapılmadığı ve yine bu taşınmazlara yönelik hüküm kurulmadığı görülmüştür. Ayrıca dosya kapsamından dava konusu taşınmazların bir kısmının 2/B çalışmalarına konu edildiği anlaşılmıştır. Bu çalışmalara yönelik taraflarca yapılan bir itiraz tespit edilmemiştir, bu durumda dava konusu taşınmazlar yönünden 2/B sınırları içinde kalan kısımların davacı Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gözetilmeli, bununla birlikte 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 7/1-a maddesi göz önünde bulundurulması gerektiği unutulmamalıdır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle Dairemizin önceki bozma ilamında detaylı belirtildiği şekilde keşif yapılarak, denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların varsa kesinleşmeyen kısımlarının orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak dava konusu tüm taşınmazlara yönelik infaza elverişli şekilde hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.