Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5759 E. 2026/3242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5759
- Karar No
- 2026/3242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/1 E., 2024/10 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Iğdır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı 214.715.347,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili asıl dosya dava dilekçesinde; ... köyü adına tespit edilen taşınmazın bir kısmının köylerine ait kışlakiye olduğunu ileri sürerek, kışlakiye olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir. 3. Davacı ... ve ... Köyü Tüzel Kişilikleri vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; ... köyü adına tespit edilen taşınmazın bir kısmının köylerine ait kışlakiye olduğunu ileri sürerek, müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. 4. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapuya dayanarak taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2012 tarihli ve 2006/152 Esas, 2012/43 Karar sayılı kararı ile verilen kesin süre içerisinde harç eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2016/9911 Esas, 2019/3743 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu 1 18... sayılı parselin yüzölçümü 21.475,372 m² olup oldukça büyük alanı kapsamaktadır. Temyiz eden davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği ise dava dilekçesinde 1 18... sayılı mera parselinin bir bölümünün kendi köylerine ait olduğunu öne sürerek istemde bulunmuştur. Hal böyle olunca, Mahkemece dava konusu edilen parsel başında keşif yapılarak dava edilen taşınmaz ve bölümü ile dava konusu yerin buna göre değerinin belirlenmesi ve buna göre eksik harcın tamamlattırılması gerekirken oldukça büyük mera parselinin dava edilmeyen bölümlerini de içine alacak şekilde taşınmazın tamamının değeri üzerinden eksik harcın hesaplanması ve harcın kesin sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesince köy tüzel kişilikleri yönünden dosya tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şahısların dayandığu tapu sınırlarının, zeminde gösterilen herhangi bir alana uygulanabileceği başka bir ifade ile tapunun uygulanabilirliğinin bulunmadığı, dosya kapsamında dinlenilen tüm tanıklar ve bilirkişilerin bir kısmının dava konusu parselin kadim mera olduğunu, bir kısmının ise tapulu mera olduğunu beyan ettikleri, dava konusu edilen alanın dört tarafının mera ile çevrili olduğu, tutanak ve mahalli bilirkişilerin, komşu köy bilirkişilerinin ve taraf tanıklarının taşınmazın öncesinin mera olduğunu, tarım arazisi olarak hiç kullanılmadığını beyan etmeleri nedeniyle davacıların davasının reddine, dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin doğru olmadığını, davacı müvekkillerinin dayanmış oldukların tapu kaydının özel mülkiyete konu bir alan olup, bu alanın hayvan yetiştirilmesi için kullanılan bir bölge olduğunu ve 1950 yıllarında Devlet tarafından verilen tapu kaydının amacının da merada hayvan beslenmesi olduğunu, mevcut tapu kaydının, mera bütünlüğünü bozmadığı gibi sadece mevcut alanda özel mülkiyet konu olan bir kom yerine dönüştürüldüğünü, İlk Derece Mahkemesince sanki zilyetliğe dayalı bir tapu tescil davası varmış gibi değerlendirme yapıldığını, gerek keşif aşamasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile fenni bilirkişi raporlarından da açıkça anlaşılacağı gibi dava konusu tapu kaydının tüm yönleri ile dava konusu parsele uyduğunu, davacı müvekkillerine ait tapu kaydının fenni bilirkişisi raporunda belirtilen alanı kapsadığından davanın kabulüne karar vermesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapuya dayalı kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.