Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5820 E. 2026/1257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5820
- Karar No
- 2026/1257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/358 E., 2025/152 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen kararın temyizi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kesin olarak bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen karar ise temyiz incelemesi sonunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının maddi hataya dayalı bozma ilamı kapsamında verildiği, davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle kesin olarak bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, men'i müdahale ve kal talebinden feragat edilmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkeme kararının davalı ... vekili, davacı ... İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 23.06.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 sayılı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile değişik 2. madde uygulaması ile 18.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, .. Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı kesinleşmiş kararı gereğince 597 parselin tespit gibi "orman" niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, verilen kararın derecaattan geçerek 23.06.2003 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca dava konusu parselin orman sınırları içine alındığını, 597 parselden 5831 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmalar sonucu kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olarak tescil edilen .. 597 parsel içerisinde yer alan 1 79... parselin kullanıcı tespiti ve tapu iptali için davalı .. ve tespit edilen kullanıcısı aleyhine iş bu davayı açtıklarını, davanın kabulü ile .. ili .. ilçesi .. köyündeki Devlet ormanı sınırları içinde kalan 1 79... parsel numaralı parselin davalı adına kayıtlı tapuların iptaline 5831 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmadaki kullanıcı tespitinin iptaline, 17 99... parsel sayılı parsellerin orman niteliği belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, davalının parseldeki müdahalesinin menine, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki tüm yapıların, tesislerin ve muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiş, davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2013/285 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararı ile, Kemer Kadastro Mahkemesinin 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilamında davalı, taraf olmadığı için bu mahkeme tarafından verilen hüküm davalı aleyhinde kesin hüküm niteliğinde sayılmaksızın, Mahkemece 3302 sayılı Kanun kapsamında davaya konu taşınmazda yapılan tespit çalışmalarının, çalışmaların yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26. maddesine açıkça aykırı vaziyette tamamlanması nedeniyle usulsüzce yapılan 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayıldığı açıklanmış olup, bu kapsamda davacının tapunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik açtığı davada 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanıcı tespitine ilişkin çalışmalarında yok hükmünde sayılan 2/B tespit çalışmalarına dayanılarak yapılmış olması nedeniyle açılan davada davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin kabulüne, men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2015 tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/6245 Karar sayılı kararıyla, ... ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceğinin gözetilmesi, dava konusu taşınmazın halen orman niteliği ile 597 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olan ve 2. madde ile 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmesi, tescil yönünde hüküm kurulmaması için hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 05.01.2016 tarihli ve 2015/243 Esas, 2016/27 Karar sayılı karar ile davaya konu taşınmazın "Devlet Ormanı Sayılan" yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2016/5485 Esas, 2017/10362 Karar sayılı ilamıyla, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kemer Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilâmıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 597 parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı anlaşılan dava konusu taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle delillerin yanlış taktiri ile yazılı olduğu gibi hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bu bozmaya da uyularak yapılan yargılama neticesinde; 24.05.2018 tarihli ve 2018/60 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararı ile, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8690 Esas, 2022/1186 Karar sayılı ilamında, Mahkemece maddi hataya dayalı kesin bozma ilamının davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek eylemli orman niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 29.05.2025 tarihli ve 2024/358 Esas, 2025/152 Karar sayılı kararı ile, eylemli orman niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesine 6460 sayılı Kanun ile eklenen 6. fıkra hükmünde "Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır" düzenlemesi yer almaktadır. İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2016/5485 Esas, 2017/10362 Karar sayılı ilamında temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kemer Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilâmıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 597 parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı anlaşılan dava konusu taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirterek bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince Daire bozma kararı doğrultusunda 24.05.2018 tarihli ve 2018/60 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararı ile, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kez Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8690 Esas, 2022/1186 Karar sayılı ilamında, İlk Derece Mahkemesince maddi hataya dayalı kesin bozma ilamının davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek eylemli orman niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 29.05.2025 tarihli ve 2024/358 Esas, 2025/152 Karar sayılı kararı ile, eylemli orman niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dairece bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması gerekmektedir. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.