Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4981 E. 2026/2902 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4981
Karar No
2026/2902
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1200 E., 2025/1292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 43. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/63 E., 2024/305 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile ... II Programı Fonlarının Tahsisine Dair Sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşme konusunun "... Süt Üretim Modernizasyon Projesi" adlı yatırımın uygulanması için yatırım kapsamında yer alan harcamalarının finansmanına yönelik olduğunu, davalı ile imzalanan sözleşme kapsamında 14.10.2021 tarihinde ilk tutarın müvekkilin hesabına yatırıldığını, müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen destek tutarının kalan meblağı talep edilmiş olmasına rağmen uygun olmayan tutarlar listesi gönderildiğini, müvekkili tarafından yazı cevabına süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkilinin dava konusu sözleşme kapsamında ahır, idari bina foseptiği, idari bina sağımhanesi, yem deposu ve diğer söz konusu yapıların sunmuş olduğu iş planına uygun yapılmasına rağmen davalı tarafından inceleme ve değerlendirmelerin eksik yapıldığını, müvekkilinin hak ettiği destek ödemesinin kendisine yapılmadığını, projenin uygulama aşamasında inşaat malzemelerindeki fiyatı artışı sebebiyle sebebiyle pek çok mali zorlukla karşılaşıldığını, sözleşme imza tarihinden projenin kapanışına kadar yaklaşık 2-2,5 kat fiyat farkı oluştuğunu, bu nedenle aradaki fiyat farkını da talep etmek gerektiğini ileri sürerek; şimdilik 2.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fiyat farkı için şimdilik 1.000,00 TL'ye temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2024 tarihli dilekçesiyle talebini toplam 592.903,56 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum tarafından sektörel anlaşma olmak üzere, Avrupa Birliği komisyonu tarafından akredite olmuş prosedürler, 5648 sayılı Kuruluş Kanunu, faydalanıcının imzalamış olduğu sözleşme, ÖTP Hazıtlama Rehberi ve ilgili mevzuat çerçevesinde iş ve işlem tesis edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 592.993,56 TL alacağın temerrüdün gerçekleştiği tarihi olan 02.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda; uygun maliyet, uygun olmayan maliyet ve görülme imkanı olmayan (ölçme ve değerlendirme imkanı olmayan) maliyet miktarlarının belirlenmesi ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri esas alınarak bunlardan sadece uygun olan maliyetlerin %65’inin belirlenerek hesaplama yapıldığı, sözleşmede yazılı bedeller esas alınırken de zeyilname ile değiştirilen sözleşmenin son halinin dikkate alındığı, taraflar arasında 04.12.2018 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında İşin Sözleşme Bedelinin 2.154.021.55 TL, Sözleşme Kamu Katkısının (%65) 1.416.233,46 TL, Faydalanıcı Katkısının (%35) 737.788,09 TL olduğu, daha sonra 24.12.2021 tarihinde düzenlenen zeyilnameye göre yeni düzenlenen sözleşme kapsamında; işin sözleşme bedelinin 2.112.393,60 TL, sözleşme kamu katkısının (%65) 1.389.096,60 TL, Faydalanıcı Katkısının (%35) 723.296,44 TL olduğunun tespit edildiği, zeyilname ile düzenlenen sözleşmeye göre değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, taraflar arasında anlaşma sağlanan ve ödemesi yapılan iş kalemleri ile uzlaşma sağlanamayan uyuşmazlık konularının ayrı ayrı tespit edildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; IPARD başvurusu kapsamında imzalanan sözleşmelerin idari sözleşmeler olması nedeni ile idari yargının görevli olduğunu, davacı faydalanıcı ile 04.12.2018 tarihinde imzalanan sözleşme gereği yatırımcının üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesi durumunda, alabileceği maksimum hibe miktarının 1.416.233,46 TL olarak belirlendiğini, maksimum hibe miktarının sözleşmeye harfiyen uyulması durumunda verilecek olan miktar olduğunu, davacının talebi üzerine, inşaat ve makine-ekipman zeyilnameleri yapıldığını, 24.02.2021 tarihli zeyilname ile uygun harcama miktarının 2.154,021,55 TL'den 2.112.393,04 TL'ye, hibe miktarı ise 1.416.233,46 TL'den 1.389.096,60 TL'ye düştüğünü, yatırım uygulama sahasında sözleşmede bulunan herhangi bir imalatın gerçekleştirilmemesi veya sözleşme şartlarına aykırı herhangi bir imalat yapılması durumunda, projede görevli uzmanlar tarafından bu hususların tespitinin gerçekleştirilerek proje sözleşme tutarından kesintiler yapılabildiğini, bu proje için de görevli uzmanlar tarafından aynı süreçlerin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini ve yapılan kontrolün 22.09.2021 tarihinde tamamlandığını, ara dönem yerinde kontrollerinde proje, metraj ve uygulamaların görevli uzmanlar tarafından kontrol edildiğini, bu kontrol neticesinde, sözleşme aşamasında talep edilen bazı imalatların (kablo tava sistemleri, makine ile serbest kazı, çakıl serme, lama ve demir profillerle çeşitli demir işleri yapımı...vb) miktarlarının eksik olduğunun, bazı imalatların (25 cm Bims duvar, 13,5 cm Bims duvar, priz sortisi, normal sorti vb.) ise miktar olarak sözleşmeden fazla olduğunun görüldüğünü ve bu imalat miktarlarının Ara Dönem Yerinde Kontrol Listesi ve Raporlarına işlendiğini, 22.09.2021 tarihinde kontrolü tamamlanan proje için, proje başvuru sahibine 15.10.2021 tarihinde sözleşme uygun harcama tutarı olan 2.112.393,04 TL için, 859.495,11 TL hibe ödemesi yapıldığını, yatırımcı tarafından yapılan itiraz üzerine farklı iki uzman tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, projede yapılan kesinti miktarı ile ilgili herhangi bir farklılık tespit edilemediğini, bazı imalatların ikinci el malzeme kullanılarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bazı teknik konuların dikkate alınmadığını, ek raporda da itirazlarının karşılanmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Ipard II Programı Fonlarının Tahsisine Dair Sözleşmesi gereği harcama finansmanının ilk tutarı ödenmesine rağmen, kalan destek tutarının ödenmediği iddiasına dayalı bakiye destek tutarı ile proje kapanışına kadar inşaat malzemelerinde oluşan fiyat farkının tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı Kurum arasında 04.12.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin toplam tutarının 2.352.141,43 TL olduğu, davacının üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesi durumunda, alabileceği maksimum hibe miktarının 1.416.233,46 TL olarak belirlendiği, 24.02.2021 tarihli zeyilname ile uygun harcama miktarının 2.112.393,04 TL, hibe miktarının ise 1.389.096,60 TL olarak belirlendiği dosya kapsamı ile sabittir. IPARD programına göre yürütülen destekleme faaliyetlerinde; faydalanıcı, sözleşme ile bağıtlanan yatırımını finanse etmekte, harcamalarını sözleşme hükümleri çerçevesinde yapmakta, usulüne uygun olarak belgelendirildiği ödeme talep paketini, sonrasında ilgili İl Koordinatörlüğüne sunduktan sonra, İl Koordinatörlüğüne teslim edilen ödeme talep paketiyle ilgili olarak yerinde kontrol yapılarak bu kontroller sonucunda tahakkuk eden tutarın sözleşmede öngörüldüğü şekilde ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının yerinde denetim yaparak, kesinti sebeplerini sözleşme maddeleriyle bağlantılı olarak davacıya bildirdiği ve davaya konu kesintinin uygulandığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının teknik itirazları karşılanmamış, kesinti yapılan imalat kalemleri, sözleşme, zeyilname ve yerinde kontrol raporları ile karşılaştırmalı şekilde incelenmemiş, hangi imalatın ne ölçüde eksik veya sözleşmeye aykırı olduğu somut ve denetime elverişli açıklanmamıştır. Buna göre, alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece yapılacak iş; teknik bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, kesinti yapılan imalat kalemleri yönünden sözleşme, zeyilname ve yerinde kontrol raporları ile karşılaştırmalı şekilde ayrı ayrı değerlendirmenin yapıldığı, denetime elverişli bilirkişi raporu almak ve ulaşılacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. VI. KARAR Açıklanan Sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4981, K. 2026/2902, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4981-e-2026-2902-k-cd1345d0b5d2